Tevhidedavet

Burası category.php şablonu, 3aylar kategorisindeki yazılar görüntüleniyor.

Berat Kandili

  • Tarih : 19 Mayıs 2016
  • Kategori : 3aylar
  • Yorum Yok

berat_kandili

 
İslam âleminin heyecanla beklediği mübarek üç aylar, Berat Kandili ile taçlanacak. Berat Kandili’nde neler yapılmalı, bu mübarek gece nasıl ihya edilmeli?
Berat Kandili Nedir? Berat Kandili Önemi ve Anlamı
Berat Kandili Nasıl İhya Edilir ve O Gece Hangi İbadetler yapılır?
Berat Kandili Hangi İbadetler yapılır?
Berat Kandili Gecesinde yapılacak ibadetler…

Berat kelimesi; borçtan kurtulma, temize çıkıp aklanma, ceza veya sorumluluktan kurtulma gibi mânâlara gelir. Berat kandili, Allah’ın ekstra rahmet, lütuf ve mağfiretiyle tecelli ederek, kullarına bağışlanma, kapılarını ardına kadar araladığı; müminlerin dualarına icabet ettiği, günahlarını affettiği, yapılan ibadetleri normal zamanlardan kat kat fazla mükâfatlandırdığı bir zaman dilimidir.

« Devamını okuyun...

MİRAÇ GECESİ NELER YAPILMALI?

  • Tarih : 1 Mayıs 2016
  • Kategori : 3aylar
  • Yorum Yok

Miraç_Kandili

 


MİRAÇ GECESİ NAMAZI

Miraç gecesi kılınacak namaz on iki rekattır. İki rekatte bir selam verilerek kılınacak olan namaz on iki rekat ile bitirilir. Her rekatte Fatihadan sonra on kere ihlas okunur. Kılınma zamanı yatsı namazı kılındıktan sonra, imsak vaktine kadar ki herhangi bir vakit olabilir. Bu oniki rekat namaz bittiği zaman selamdan sonra yüz defa
Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim” duası okunur.

« Devamını okuyun...

Miraç kandili mesajları

  • Tarih : 1 Mayıs 2016
  • Kategori : 3aylar
  • Yorum Yok

Miraç_Kandili

 

-Allah’ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz Aydın olsun, kalbiniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun..

-Sofranız afiyetli, paranız bereketli, kararlarınız isabetli, yuvanız muhabbetli, kalbiniz Merhametli, bedeniniz sıhhatli, dualarınız kabul olsun, kandiliniz kutlu olsun.

-İlahi Esintilerin kalpleri okşadığı, bir anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle, Kandilinizi Kutlarım.

« Devamını okuyun...

MİRAÇ NASIL OLDU?

  • Tarih : 1 Mayıs 2016
  • Kategori : 3aylar
  • Yorum Yok

Miraç_Kandili

 

Miracın hicret’ten bir yıl ya da 16 ay önce recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiğine inanılır. Rivayete göre Hz Muhammed gece vakti Kâbe’den alınıp Burak adı verilen katır üstünde Mescid-i Aksa’ya götürülmüş, Burak’ı Beytül Makdis’in (Süleyman Mabedi) kalıntılarının güneybatı duvarına bağlamıştır. Hz Muhammed sırasıyla eski Aksa denen bugünkü el-Aksa Camiinin altındaki yerden Mescid-i Aksa alanına girmiş, oradan Kubbet-üs-sahra’nın bulunduğu alana geçmiş ve orada İsa, Musa, Zekeriya peygamberlerle buluşmuştur. Günümüzde Nebi Minberi’nin bulunduğu alanda bütün peygamberlere namaz kıldırmış, oradan da Miraç Minberi’nin bulunduğu alandan göğe yükselmiştir.

« Devamını okuyun...

Miraç kandilinde yapılacak ibadetler

  • Tarih : 1 Mayıs 2016
  • Kategori : 3aylar
  • Yorum Yok

Miraç_Kandili

 

 

Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gece olan miraç gecesinde neler yapılabilir. Miraç gecesinde nasıl ibadet edilmeli?

Bizzat Peygamber Efendimiz (sas)’in ötelerden, manevi hediyeler getirdiği gecedir Miraç Gecesi. Efendimiz (sas), bu geceyi “Ben Miraç’tan daha güzel bir şey görmüş değilim.” diye tarif ediyor. İlahiyatçılar, bu gecenin namazla taçlandırılması gerektiğini söylüyor.

« Devamını okuyun...

Regaip Kandili Mesajları

Regaib kandili mesajları, kandili ile ilgili mesajlar, mesajları, regaip kandili, msjları, kandil mesajı, kandil mesajlari,regaip kandilinin anlamı, için güzel sözler, mailleri, mesaji, tebrikleri.
regaip_kandili

İslam âleminin heyecanla beklediği mübarek üç aylar, Regaip Kandili ile taçlanacak. Sizlerde ailenize, akrabalarınıza, sevdiklerinize birbinden güzel Regaib Kandili Mesajları yollayın.En Güzel Regaip Kandili Mesajları (Regaip Kandili Mesajları Güzel) Regaip Kandili Mesajları Sözleri ve Regaip Kandili anlamı…

Receb ayının ilk Cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ (c.c) bu gecede, Müminlere, ragibetler (ihsanlar, ikramlar) yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Regaib gecesi’nde yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir.

« Devamını okuyun...

Tevriye ve Arefe,Dini Sohbet

  • Tarih : 13 Temmuz 2012
  • Kategori : 3aylar
  • Yorum Yok

Tevriye gecesi ve Arefe günü hakkında geniş bir bilgi verir misiniz? O günlere has ibadet var mı? Hangi ibadetleri yaparsak daha hoş olur. Hayırlı bayramlar.”

Evimize, günümüze, gönlümüze yeni misafirler geliyor: Tevriye Günü, Arefe Günü, Kurban Bayramı günü ve geceleri… Beraberlerinde rahmetin binler feyiz ve bereketini getiriyorlar. Dileyen herkese affı, mağfireti, lütfu, ikramı, Rızâ-i Bari’yi ve Cennet’i getiriyorlar. Bu günlerde Arafat bundan dolayı gözyaşlarına boğuluyor ve milyonlarca Allahü ekber seslerine mazhar oluyor. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, “bu günlerde âlem-i İslâmın zikir ve tesbihiyle zemin zelzele-i kübrâya mazhar olup, aktâr ve etrafıyla Allahu ekber deyip, kıblesi olan Kâbe-i Mükerreme’nin samimî kalbiyle niyet edip, Mekke ağzıyla, Cebel-i Arefe diliyle Allahu ekber diyerek, o tek kelime, etraf-ı arzdaki umum mü’minlerin mağara-misâl ağızlarındaki havada temessül ediyor.”1

Tevriye günü Zilhicce’nin 8. günüdür. Arefe’den bir gün önceki gündür. Malûm; Zilhicce’nin 9. günü Arefe; 10. günü ise Kurban Bayramıdır. Rivayete göre, Tevriye gününde duâları arşa çıkan Hazret-i Âdem (as) ile Hazret-i Havva validemiz, Arefe gününde Arafat’ta buluştular.

Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “Tevriye günü oruç tutan ve günah bir lakırdı etmeyen Müslüman Cennete girer.” Tevriye günü oruç tutmanın sevabı büyüktür. Bu günde geçmiş günahlarına tövbe ve istiğfar eden, bütün ehl-i iman için af ve bağışlanma isteyen, ibadetlerin ve duâların kabulünü dileyen ve ümidini kesmeyen mü’minlerin duâları makbul olur.

Arefe günü ise günlerin en hayırlılarındandır. Arefe günü hakkında Peygamber Efendimiz’in (asm) hadislerinden bazılarını buraya alalım:

* “Günlerin en faziletlisi Arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. Duâların en faziletlisi Arefe günü yapılan duâdır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz, ‘Lâilâhe illallahu vahdehû lâ şerike lehu’ (Allah birdir, O’ndan başka ilâh yoktur. O’nun şeriki yoktur) sözüdür.”2

* “Allah, hiçbir günde, Arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok âzâd etmez. Allah bu günde mahlûkata rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve: ‘Bunlar ne istiyorlar?’ der.”3

Hazret-i Ömer (ra) halife iken Yahudilerden birisi gelip:

“Ey Ömer! Siz bir âyet okuyorsunuz ki, eğer o âyet bize inseydi biz o günü bayram yapardık!” dedi.

Hazret-i Ömer (ra):

“Kur’ân’ın her âyeti indikçe biz bayram sevinci yaşadık. Hangi âyetten bahsediyorsun?” deyince, Yahudi:

“Maide Sûresinin 3. âyetidir. O ayette şöyle buyuruluyor: ‘Bu gün size dininizi kemale erdirdim. Ve size nimetimi tamamladım’ dedi.

Hazret-i Ömer (ra):

“Bu âyet bize hicrî onuncu yılda veda haccında Arefe günü olan Cuma günü ikindiden sonra indi. Peygamber Efendimiz (asm) Arafat’ta, Adba adındaki devesinin üzerinde vakfede iken nâzil oldu. Deve vahyin ağırlığına dayanamayarak yere çöktü. Biz o günü ve o gün bu âyetin indiği yeri biliriz. O gün Zilhicce’nin dokuzuncu günüdür; hem Arefe günü, hem Cuma günüdür. Biz, her iki günü de bayram biliriz” dedi.

Ramazan Bayramı gecesi, Tevriye gecesi, Arefe gecesi ve Kurban Bayramı gecesi duâların reddedilmeyeceği müjdelenen gecelerdendir.

Arefe günü yapmamız tavsiye edilen ibadetler şunlardır:

1-Teşrik tekbirleri getirmek. Arefe günü sabah namazından itibaren her farz namazın ardından teşrik tekbirleri getirilir. Bu vaciptir. (Teşrik tekbirlerine Kurban Bayramının dördüncü günü, ikindi namazına (ikindi dahil) kadar devam edilir.) Unutulursa hatırlandığı an kaza edilir.

2-Oruç tutmak. Esasen Zilhicce ayının ilk dokuz günü oruç tutmak sünnet olmakla beraber, özellikle Tevriye günü ve arkasından Arefe günü tutulan orucun sevabı zirveye yükseliyor. Peygamber Efendimiz’e (asm) Arefe günü tutulan orucun fazileti sorulduğunda şöyle buyurdu: “Geçmiş bir yılın ve gelecek bir yılın günahlarına kefâret olur.”4

3-Arefe günü ve gecesini ibadetle geçirmek ve günahlardan uzak kalmak.

4-Arefe günü çok duâ ve istiğfar etmek.

5-Arefe günü bin İhlâs-ı Şerif okumak. Arefe günü bin İhlâs-ı Şerif okuyarak duâ edenin duâsının kabul olacağı ve günahlarının bağışlanacağı müjdelenmiştir. Arefe günü bin İhlâs-ı Şerif okumayı önemle tavsiye eden Bediüzzaman Hazretleri, bunun bir gün öncesinden (Tevriye günü) beş yüz, arefe günü beş yüz olarak da okunabileceğini hatırlatıyor.5

Dipnotlar:

1- Lem’alar, s. 131
2- Muvatta, Hacc 246
3- Müslim, Hacc 436
4- Müslim, Sıyâm 196, 197
5- Şuâlar, s. 266

« Devamını okuyun...

Sağanak feyiz günleri: Şuhur-u Selâse,Dini Sohbet

  • Tarih : 13 Temmuz 2012
  • Kategori : 3aylar
  • Yorum Yok

Farklı ve şok etkili ibadetleri bulunan günlere, aylara, yani Üç Aylara girmiş bulunuyoruz. İbadet fırtınaları için programlanmış ve gündemimize taşınmış yepyeni günler bu günler ve aylar. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle şuhur-u selâse, yani üç aylar, pek çok uhrevî faydaları kazandırıyor, ticaret-i uhreviyenin bir kudsî pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşher ve üç ayda seksen senelik bir ömrü ehl-i imana temin ediyor. Başka vakitte ‘on’ olan her bir hasenenin sevabı, Receb-i Şerif’te yüzden geçiyor, Şâban-ı Muazzam’da üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarek’te bine çıkıyor ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir’de otuz bine çıkıyor.1

Bu bereketli zaman dilimlerinde, diğer günlerde olduğu gibi, kalbimiz tek bir makama yönelecek, tek bir makamdan imdat isteyecek, tek bir makama arz-ı hâcet edecek, tek bir makamı zikredecek. Ahlâkımızı tek bir makamla olan ilişkilerimiz yönlendirecek. Kalbimiz hastalıklarına şifâ kaynağı olarak yalnız Allah’ı bilecek.

Bazı topraklar ve bazı mevsimler, diğer bazı örneklerine göre bir bereket fırtınası yaşarlar. Kimi topraklara kimi mevsimlerde ne ekseniz, hemen çimlenir, hemen yetişir ve hemen elinizden tutar. Bir verirsiniz, en az on katıyla hemen alırsınız. Bazen yüksek derecelere doğru katlanır bu verimlilik, yükselir. Bazen bire yüz, bire bin aldığınız olur.

Kıraç ve verimsiz topraklara, bir de mevsiminin dışında bir şey ekmeye kalksanız, bir şey alamazsınız. Ne var ki, maneviyatta merhamet daha yüksektir. Mâneviyâtta toprağın verimsizini, kıracını, mevsimin olumsuzunu tamamen bizim iç dünyamız, yönelişimiz ve Allah’ın hadsiz rahmeti belirliyor. Hele biz bir yönelelim. Nerede, ne zaman, nasıl yönelmiş olursak olalım; Allah “Onca fırsatları kaçırdın da, gelmedin” demiyor; bizi rahmetiyle, merhametiyle, affıyla, mağfiretiyle, şefkatiyle kucaklıyor. Biz O’na doğru yürürsek, O bize doğru koşuyor. Yani ezelî imkânlarını seferber ediyor, elimizden tutuyor, imdat çığlıklarımıza muhatap oluyor, cevap veriyor, bize yardım ediyor.

Çünkü Yaratıcımız,—tâbir caizse—, bize çok düşkün. Bizim mutluluğumuz için hayrı da, şerri de sebep kılıyor. Hayır veriyor, şükredeni mükâfatlandırıyor. Şer veriyor, sabredeni mükâfatlandırıyor. Kur’ân bunu, “Belki sevmediğiniz şey, hakkınızda hayırlıdır”2 âyetiyle ilan ediyor.

Bu üç aylarda ve üç ayların içinde bulunan muhtelif gün ve gecelerde rahmet-i Rahmân’ın daha coşkulu bir rahmet ve daha büyük bir şefkatle bizi sardığı, bize yöneldiği, bu gün ve gecelerin mânevî yükselişimiz için, günahlarımızdan arınmamız için, tövbe ve istiğfar etmemiz için ve makbul bir kul olmamız için daha münbit ve daha verimli bir zemin teşkil ettiği konusunda çok sayıda haber mevcut. Başka zamanda bire on sevap getiren ibâdetler, bu aylarda, bu gün ve gecelerde bire yüz, bire yedi yüz, bire bin, bire on bin, bire yirmi bin, bire otuz bin mânevî kazanca vesîle olabilmektedir. Duâlar daha çok müstecâb olmakta, niyazlar reddedilmemektedir.

Şimdi bu mesaj ve haberlerden bir demet sunalım:

Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselâm buyurdu ki:

“Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ise ümmetimin ayıdır.”3

“Bu aya Recep denmiştir. Çünkü bu ayda Şaban ve Ramazan hürmetine büyük hayır ve hürmet lütfedilmiştir.”4

“Beş gece vardır ki, onlarda yapılan duâ geri çevrilmez. Bunlar: 1- Receb ayının ilk gecesi olan Regâib Gecesi, 2- Şaban ayının on beşinci gecesi olan Berat Kandili, 3- Cuma Gecesi, 4- Ramazan Bayramı gecesi, 5- Kurban Bayramı Gecesi.”5

“Şaban ayı, Receple Ramazan ayı arasında bulunan, insanların çoğunun değerini bilmediği bir aydır. Onda kulların amelleri Allah’a arz edilir. Ben amelimin ancak oruçlu iken Allah’a arz edilmesini isterim.”6

“Şaban ayına bu ismin verilmesinin sebebi, bol ve bereketli hayırlar, onda oruç tutan kimse Cennete girinceye kadar dallanıp budaklandığı içindir.”7

“Şaban ayının yarısı geldi mi, o geceyi ibâdetle ihyâ edin, gündüzün de oruç tutun. Çünkü Allah Teâlâ o akşam güneş battıktan sonra dünya semâsına tecellî eder ve der: ‘İstiğfar eden yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Hastalığa uğramış olan yok mu, âfiyet vereyim! Kezâ, duâ eden yok mu, kabul edeyim!’ Bu böyle sabaha kadar devam eder.”8

“Ramazan ayına bu ismin verilmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.”9

“Ramazan ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise Cehennem ateşinden kurtuluştur.”10

Üç Ayların İslâm âlemi için ve bütün Müslümanlar için hayırlara ve bereketlere vesile olmasını Cenâb-ı Feyyâz-ı Mutlaktan niyaz ederim

« Devamını okuyun...

Berât Kandili yaklaşırken.Dini Sohbet,islami sohbet

  • Tarih : 28 Haziran 2012
  • Kategori : 3aylar
  • Yorum Yok

İnsanların ömrü eskiden çok uzun olurdu. Nuh aleyhisselamın 950 sene peygamberlik yaptığı âyet-i kerime ile sabittir. Şit aleyhisselam 500 sene çadırda yaşamış, demişler ki: “Böyle rahatsız oluyorsunuz size bir ev yapalım.” Demiş ki: “Ömrümüzün yarısı geçti, şurada kaldı bir 500 senemiz, onu da burada geçiririz…”
Ona demişler ki: “Âhir zamanda insanların ortalama ömrü 60 sene olacak, buna rağmen köşkler, villalar, saraylar inşa edecekler…”
Mübarek zat buna çok hayret etmiş ve demiş ki: “Benim ömrüm 60 sene olsa, onu da bir secdede geçirirdim…”
Diğer ümmetlerin ömürlerinin uzunluğu, bizim ömrümüzün de kısalığı sevgili peygamberimizi çok üzdü. Uzun yaşamaları ile daha çok ibadet etmiş olmaları ve sevapta bizi geçeceklerini düşünüyordu.
Rabbimiz, habibini üzmek istemedi, bizlere öyle mübarek gün ve geceler ihsan buyurdu ki bir ömre bedel!..
Mesela, Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Bu Kur’an-ı kerimde açıkça beyan edilmiştir. Bin ay, 80 küsur seneye tekabül ediyor. Bir mümin 10 Kadir Gecesini ihya edebilse 800 seneden fazla ibadet etmiş olmanın sevabını kazanır. Diğer ümmetlere bu nimet verilmemiştir.

LİSTELER BİLDİRİLİR!..
Berât Kandili gecesi de mübarek gecelerdendir. Bu sene, 4 Temmuzu 5 Temmuz’a bağlayan önümüzdeki çarşamba gecesidir… Bu gece, bir sene içinde olacak işlerin, rızıkların, ecellerin, hastalıkların, zelzele ve buna benzer meydana gelecek şeylerin, listesi yetkili meleklere teslim edilir, onlar da günü gününe emir olunanları yerine getirirler.
Kur’an-ı kerim de bu gece, Levh-i mahfuzdan bir bütün olarak dünya semasına indirilmiş, daha sonra 23 sene zarfında muhtelif yerlerde ve zamanlarda peygamberimize nazil olmuştur…
Berât Gecesine peygamberimiz çok değer verir ve ibadet ederlerdi.
Hazreti Aişe validemiz anlatıyor:
“Bir gece peygamberimiz yatağından kalktı, abdest aldı, namaza durdu. Uzunca bir namaz kıldı secdede o kadar çok kaldı ki, ben vefat etmiş olabileceğini düşündüm! Elimi mübarek ayağına dokundurdum, hareket ettiklerini görünce sevindim. Namaz bitince sordum: ‘Ne kadar çok secdede kaldınız? Hayatınızdan endişe etmeye başlamıştım. Hayırdır, hiç sizi böyle görmemiştim’ dedim. Buyurdu ki: Ya Aişe! Bu gecenin hangi gece olduğunu biliyor musun? Bu gece şaban ayının 15. gecesi olan Berât Kandili gecesidir. Bu gece, ameller Yüce Rabbimize arz olunur. Gelecek sene içinde kimin rızkının ne kadar olduğunu açıklayan liste Mikail aleyhisselama verilir. Öleceklerin listesi Azrail aleyhisselama teslim edilir…”
Berât Gecesine kadar sağ kalırsak, geçen senedeki listede adımız yoktu demektir. Gelecek sene veya daha sonraki senelerde yazılacak listede mutlaka bizim adımız da yazılacaktır.
Her an ölüme hazır olmalıyız. Fırsat elimizde iken, böyle manevi ticareti kaçırmayalım. Bu fırsatlar bir daha ele geçmeyebilir. Bir daha Berât Kandili gelir ama biz görmeyebiliriz. Nitekim, geçen kandilde beraber olduklarımızdan bazıları bu sene aramızda değiller.

AÇILAN ELLER BOŞ DÖNMEZ!
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: “Berât Kandili gecesini ihya ediniz, bir sonraki günü de oruçlu geçiriniz.”
Bu gece güneş battıktan sonra Rabbimiz rahmeti ile dünya semasına nüzul eder ve buyurur ki: “Mağfiret isteyen yok mu? Onu affedeyim, rızık isteyen yok mu? Onu rızıklandırayım. Hasta olan veya bir belaya uğrayan yok mu? Ona şifa ve afiyet vereyim. Şunu isteyen yok mu?.. Bunu isteyen yok mu?.. Kullarımın dilediklerini vereyim…” Bu ilahi nida fecre kadar devam eder. Ona açılan eller (hele böyle gecelerde) boş dönmez. Çok tövbe edelim, dua edelim… Dargınlar barışmalı, büyüklerimizin ve sevdiklerimizin kandillerini tebrik etmeliyiz ve dualarını almalıyız.
Bu mübarek gecenin şimdiden, hepimize ve İslam âlemine hayırlara vesile olmasını temenni ederim…
HHH
Gazetemizin 43’üncü yılında; yepyeni bir yüz ve zengin bir muhtevayla çıkmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum. Cenab-ı Hak’tan daha nice yıllara birlik ve beraberlik içinde ulaştırmasını diliyorum.

Dini Sohbet – iSlami Sohbet, dinisohbet, dini sohbet odalari, dini sohbetler, dini
forum, Dini Chat

« Devamını okuyun...

Miraç Kandili Gecesi – Miracın Önemi ve Fazileti

  • Tarih : 15 Haziran 2012
  • Kategori : 3aylar
  • 1 Yorum

Miraç Kandili Gecesi – Miracın Önemi ve Anlamı

Mirac Gece Hakkında Bilgisi : Bu gece, peygamberimizin bütün insanlığı temsilen
Cenab-ı Hakkın yüksek huzurana kabulü anlamına gelen Miraç Gecesidir.
Hicri Recep AYının 27 gecesinin tanık olduğu bu ‘Büyük Buluşma’ bizlere
insanın ilahi rızaya ve desteğe ulaştığı akıl ve idraki zorlayan nice üst dereceelre
ulaşabileşeceğini gösterdiği gibi, mana aleminde
yükselip ilahi rahmet ve huzura erişmenin öncelikle gönül ve ruh temizliğinden, ahlaki
erdemlere yükselişten her şeyin sahibi olan Yüce Allah’a bağlılık ve boyun eğmeden geçtiğini
hatırlatmaktadır. Bu gecede farz kılınan ve bizzat Peygamberimizin tarafından mü’minlein miracı olarak nitelendiren
namaz da, iç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı ifade eder.

Miraç Kandili Nedir : Arapça’da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam’da Hz. Peygamber (s.a.s)’ in göğe yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesi olayı. Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Kur’an’ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.s)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur’an’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis ayrıntılı biçimde anlatılır.

Miraç Kandili , Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe’de Hatim’de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib’in evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, kalbini Zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adlı bineğe bindirilerek Beytü’l-Makdis’e getirildi. Burada Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve diğer bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diğer peygamberlere namaz kıldırdı.

Hz. Peygamber (s.a.s), Beytü’l-Makdis’te kurulan bir Mirac’la ve yanında Cebrail olduğu halde göğe yükselmeye başladı. Göğün birinci katında Hz. Adem, ikinci katında Hz. İsa ve Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. İdris, beşinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa ve yedinci katında Hz. İbrahim ile görüştü. Cebrail ile birlikte yükseliş Sidretü’l-Münteha’ya kadar sürdü. Cebrail, “Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım” diyerek Sidretü’l Münteha’da kaldı. Hz. Peygamber (s.a.s) buradan itibaren Refref adlı başka bir binekle yükselişini sürdürdü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti. Sonunda Allah’ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah’a şirk koşmayanların Cennet’e gireceği müjdelendi, Bakara suresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farı kılındı. Yeniden Refref ile Sidretü’l-Münteha’ya, oradan Burak’la Kudüs’e, oradan da Mekke’ye döndürüldü.

Mirac Gecesinin ertesi günü , Hz. Peygamber (s.a.s) ertesi günü Mirac olayını anlattı. Olayı duyan müşrikler yoğun bir kampanya başlatarak Hz. Peygamber (s.a.s)’i suçlamaya, alaya almaya başladılar. Bu kampanya bazı müslümanları da etkileyerek şüpheye düşürdü. Olayın gerçek olup olmadığını araştırmak isteyenler Beytü’l-Makdis’e ve Mekke’ye gelmekte olan bir kervana ilişkin sorular sorarak Hz. Peygamber (s.a.s)’i sınadılar. Hz. Peygamber (s.a.s)’in verdiği bilgilerin doğruluğu müslümanları şüpheden kurtardıysa da müşriklerin inatlarını kırmaya yetmedi. Mirac olayı inatlarını ve düşmanlıklarını artırarak onlar için bir fitne nedeni oldu. Bu olay karşısındaki tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekr, Hz. Peygamber (s.a.s)’ce “Sıddîk” lakabıyla onurlandırıldı. Hz. Ebu Bekir olayı kendisine anlatarak hala inanmaya devam edip etmeyeceğini soran müşriklere “O söylüyorsa şüphesiz doğrudur” cevabını vermişti.

Ahad hadislere dayansa da Mirac olayının gerçekliğinde tüm müslümanlar birleşmişlerdir. Ancak olayın gerçekleşme biçimi İslam bilginleri arasında görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Buna göre İbn Abbas’ın da içinde bulunduğu bazı bilginlere göre Mirac olayı uykuda gerçekleşmiştir. Bilginlerin büyük çoğunluğuna göre ise uyku durumunda ve rüyada değil, uyanık iken gerçekleşmiştir. Fakat bu görüşü savunanlar da Mirac’ın yalnız ruhla mı, yoksa hem ruh, hem de bedenle mi olduğu konusunda ikiye ayrılmışlardır. Sonraki Kelamcıların büyük çoğunluğuna göre mirac olayı uyanıkken hem ruh, hem de bedenle gerçekleşmiştir.

Mirac olayının gerçekleştiği gece müslümanlarca kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayılmış ve bu gecenin ibadetle ihyası gelenekleşmiştir. Osmanlılar döneminde, camiler kandillerle donatıldığı için Mirac kandili olarak anılan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Mirac olayını anlatan ve Miraciye adı verilen şiirlerin okunması, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti.

İsra suresi 1.ayet mealiyle bitirmek istiyorum. “Ayetlerimizden bir kısmını göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı ne yücedir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir.”(3)İsra 17/1

Mevlid Kandili |Miraç Kandili |Berat Kandili |Kadir Gecesi
*****Mübarek Kandil Gecelerini Nasıl Değerlendirmeliyiz******

Kur’an-ı Kerim okuyarak,
Peygamberimiz ( a.s.m)’ın mübarek duası olan Cevşen-ül Kebiri okuyarak,
Aile bireyleriyle birlikte günün mana ve ehemmiyeti hakkında sohbet ederek,
Allah rızası için namaz kılarak,
Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe yaparak,
Günahlarımızın bağışlanması için Allah’tan af dileyerek,
Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm okuyarak,
Dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua ederek,
Hastaları, yaşlıları ziyaret ederek; yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirerek,
Eş, dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek,
Dargın ve küskünleri barıştırarak, değerlendirebiliriz.

Kaynaklar:
1 Mübarek Aylar Günler ve Geceler
2 Üç Aylar İbadet Rehberi

Rabbim Bu Geceye Kavuşmayı Bizlere Nasip Etsin İnşallah.

« Devamını okuyun...

Sonraki Yazılar »