Tevhidedavet

Burası category.php şablonu, Kadın kategorisindeki yazılar görüntüleniyor.

Allah neden cinsel konularda kısıtlamalar getirmiştir

  • Tarih : 15 Temmuz 2014
  • Kategori : Kadın
  • Yorum Yok

nefsAllah neden cinsel konularda kısıtlamalar getirmiştir Kardeşlerim Rabbimiz Biz Kullarından Öncelikle Ne istiyor Bizde Buna Bakalım Önce
Bu soruyu değerlendirirken bazı gerçekleri hatırlamamız gerekir. Öncelikle insana bedenini veren Allah’tır. Her şeyin olduğu gibi insan bedeninin sahibi de O’dur. Dahası cinselliği de insana bir hediye olarak lütfeden O’dur. Yani cinsellik, tesadüfen veya Allah’a rağmen var olmamış, onun tarafından bilinçli dizayn edilmiştir. Soruya bu gerçekleri göz önünde bulundurarak baktığımızda, Allah’ın insan bedeni üzerinde belli kısıtlamalar getirmesi gayet tabidir. Çünkü Allah bedenimizi ve cinselliği bize armağan eden varlık olarak, onları nasıl kullanmamız gerektiğini de söyleme hakkına sahiptir. Şimdi bu konuyu bir örnekle açalım:

Arkadaşınızın size bir Ferrari armağan ettiğini, ancak arabayı 200km’den daha süratli kullanmamanızı istediğini düşünün. Ona tepkiniz, “Sen arabayı bana verdin, artık ne yapacağıma karışamazsın” demek mi olacaktır? Sağduyu sahibi herkes bu tür bir tepkinin ahlaki olmayacağını hisseder. Onun yerine saatte 200km’nin üstüne çıkmamanın nedenini araştırır, neden bulamasanız da arkadaşınıza güvenir ve yaptığı büyük lütuf karşılığında o hızı aşmamaya gayret edersiniz. Şimdi kendi örneğimize dönelim.

« Devamını okuyun...

Kadınlar adet halindeyken namaz kılabilir mi

  • Tarih : 15 Temmuz 2014
  • Kategori : Kadın
  • Yorum Yok



Eid20120021Kadınlar adet halindeyken namaz kılabilir mi Kardeşlerim Şunu öncelikle Belirtelim ki Herşeyi kurana göre bakıyoruz Kuran’da kadınların adet halleriyle ilgili açıklamanın yer aldığı tek ayet şöyledir:

Sana âdet halini de sorarlar. De ki: O, insana rahatsızlık veren bir haldir. Hayızlı oldukları sırada kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın. İyice temizlendiklerinde, Allah’ın emrettiği yerden onlara gidin. Şu bir gerçek ki Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever. (2-Bakara 222)

Ayette görüldüğü gibi Allah, bir soru üzerine, adetliyken kadınların neyi yapamayacaklarını açıklamaktadır. Kadınlar bu dönemde cinsel ilişkiye giremezler. Peki, adetli halde olan kadına cinsel ilişkiyi yasaklayan Allah, nasıl olur da namazı, orucu yasaklamaz? Namaz ve oruç gibi ibadetler cinsel ilişkiden daha mı önemsiz konulardır? Elbette değildir. Allah bu ibadetlerin yasak olduğunu söylememiştir çünkü onları yasaklamamıştır. Dolayısı ile kadınlar bu dönemlerinde oruca, namaza ve diğer ibadetlerine devam etmelidir. Bu dönemde ibadet etmek bir tercih değil, diğer dönemlerdeki gibi dini bir zorunluluktur.

« Devamını okuyun...

Namazlara Zorluk Getiren Müslümanlar

  • Tarih : 15 Temmuz 2014
  • Kategori : Kadın
  • Yorum Yok


Eid20120021Namazlara Zorluk Getiren Müslümanlar insanları dinimizden soğutarak ban başka bir din yaratmak isteyen bu zihniyet herşeye ramen durmuyor İnsana kolay bir din olan İslam’ı indiren Allah’a karşı din öğretmeye kalkanlar, ”Namaz” hususunda da bir sürü zorlaştırma getirerek insanları secdeden uzak tutuyor.

Öncelikle Allah’ın dini anlamda yerine getirmemizi istediği ibadetlerimizi Kuran’da tamamen açıkladığını bilelim:

Sana bu Kitap’ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.(Nahl-89)

Malesef, Peygamberimizin taşıdığı mesajdan(Kuran’dan) habersiz olan ve Allah’a inandığını söyleyenler; araştırmayı, vahyin anlamını, düşünmeyi bir kenara bırakmış. Tam da Kuran’da eleştirildiği üzere atalardan kalma adetleri dini emir edinmişler. Bir ilizyonun peşinde gidiyorlar. Şeytan Allah ile aldatmaya devam ediyor.

Pek çok kere okulda, işyerinde, çarşıda, dışarıda ayaklarını yıkamak zor geldiği için namazdan uzak duranlara rastladım. Kış vakti soğuk bir ortamda ayaklarını soğuk suyla yıkamak zor olduğundan namaz kılmadığını söyleyenlere rastladım. Hatta bu gibi sebeplerden namazlarını kazaya bıraktığını söyleyenler de var.indir

Abdest ayetlerine bir bakalım. Kuran’da Allah abdest almamızı nasıl bildirmiş?

« Devamını okuyun...

Tecavüz Edmek Tecavüze uğrayan kız

  • Tarih : 23 Ocak 2014
  • Kategori : Kadın
  • Yorum Yok

indirTecavüz Edmek Tecavüze uğrayan kız Tecavüze uğrayan kıza günah yazılır mı? Bu durumda olan birinin ne yapması gerekir.

Kur’an ve sahih sünnete göre tecavüz eden kimseye nasıl bir ceza uygulanır? Yani zorla birisinin ırzına veya namusuna geçen kimseye İslam hukukunda hangi ceza uygulanır?

Bu kişiye üç farklı ceza verilir:

1. Zina Cezası: Bunun cezası 100 değnek ve namuslu biriyle evlenme yasağıdır. Bu kişi kendini tamamen düzeltinceye kadar namuslu mümin bir kişiyle evlenemez. Allah Teala şöyle buyurmuştur:

“Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun. Eğer Allah‘a ve o son güne inanıyorsanız, Allah’ın verdiği cezayı yerine getirirken onlara karşı yumuşamayın. İnananlardan bir takım da onlara yapılan azabı gözleriyle görsün.”

« Devamını okuyun...

Kadınların mezarlık ziyaretleri,Dini Sohbet

  • Tarih : 22 Haziran 2012
  • Kategori : Kadın
  • Yorum Yok

Kadınların mezarlıklara girmesinin dinimizce uygun olmadığını duydum. Bu konu nasıldır? Kadınların mezarlığa girmesinde bir sakınca var mıdır? Varsa neden?”

Kadınların mezarlıklara girmesini dinimiz hiçbir şekilde sınırlandırmış değildir. Kadınlar diledikleri gibi mezarlıklara gidebilirler, ölmüşlerini ziyaret edebilirler, duâ okuyabilirler, onları Allah’a emanet edebilirler. Bilhassa içinde bulunduğumuz Mübarek Bayram günlerinde mezarlık ziyaretleri daha bir mânâ ve ehemmiyeti haizdir. Allah kabul etsin.

islami sohbet, islam sohbet, dini sohbet, din chat, islami chat, dinsohbet, sohbet islam, islami site, dini sohbetler, chat islam

« Devamını okuyun...

KADINA YÖNELİK ŞİDDET,Dini Sohbet

  • Tarih : 20 Haziran 2012
  • Kategori : Kadın
  • 2 Yorum

KADINA YÖNELİK ŞİDDET

Erkek eşine neden şiddet uygular?
“Erkeğin kadınını dövmesi, güçlü olduğunu değil, güçsüz olduğunun göstergesidir”
Çünkü, güçlü ve kendinden emin beyefendiler, tüm işlerinde olduğu gibi, kadınıyla da konuşarak anlaşırlar Kuran iffetsiz kadınlar içindahi, önce konuşmalarını, daha sonra başka yöntemlere başvurmalarını ve bunlar da yetmeyince, “hafifçe” vurmalarını söyler Pişman olup dönüş yaparlarsa, geçmişi unutup affetmelerini emreder ”Nüşunuzdan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe)vurun Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın ” (Nisa Suresi34)

Oysa günümüzdeki dayak olaylarına baktığımızda, kadını dövmek için türlü bahaneler aradıklarını görmekteyiz Kendi iç dünyalarındaki yaşadıkları fırtınaları, iş hayatında yaşadığı olumsuzlukları, trafikte yaşadığı stresi, hatta çok acıktığında yemeğin biraz gecikmesi, tuzunun eksik olması dahi, kadını dövmek için yeterli bahanelerdir Bu dayaklar da “hafifçe” değil de, neredeyse falakaya çekip kafa göz kırmaktır…

Bu durum sadece ülkemize has bir olay değildir Dünyanın bir çok ülkesinde kadınlar dayak yemektedirler Gelişmiş ülkelerde çok az olmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde ve ülkemizde dayak, hat safhadadır… Zengin-fakir, eğitimli-eğitimsiz her kesimde dayak olayına rastlayabilirsiniz Hatta istatistiklere göre, kırsal ve eğitimsiz kesimlerden çok, kentli ve eğitimli beylerin kadınlarını daha çok dövdüğü görülmüştür Çünkü kadınlarda eğitim yükseldikçe, doğal olarak haklarını aramaya başlamaktadırlar Özellikle ekonomik özgürlükleri olan hanımlarımız eşlerine bazı haklarını hatırlattıklarında, nedense bazı eğitimli beyefendiler bu özel hakları reddederek, eşlerini dövmektedirler Hatta sadece dayak değil, hakaret dolu sözler, aşağılayıcı davranışlar, toplum karşısında küçümsemeler, evde yapılan baskılar gibi yüzlercesi sıralanabilir

Tarih boyunca “kadını aşağılamak, küçümsemek, yaşadığı tüm olumsuzluklarda, hatta dışarıda amirinin-patronunun yanında sus-pus olup ta, evini ve kocasını bekleyen, suçsuz ve masum eşinden hırsını almak, ezmek, baskı yapmak” bazı hasta ve kendini eksik gören erkeklerin en büyük ortak noktaları olmuştur

Dayak olayını sadece kadınlarda görmemekteyiz Hatta dayağı yiyen kadın da, çocuklarını döverek kendileri de dayak atmaktadırlar Dolayısıyla kadınlar farkında olmadan, dayakçı bir nesil yetiştirmektedirler Bu duruma eğiticileri ve diğerlerini de ilave edebiliriz Basında çok sık duyduğumuz “dayakçı öğretmenler,” dili olmayan hayvanları döverek işkence yapanlar
Hatta trafikte el frenini çekip de, şehrinorta yerinde meydan dayağı çekenler bile vardır Anlayacağınız insanların çoğu, Allah’ın tüm canlıların içinde, insanlara verdiği konuşma mucizesi yerine, nefislerine uyarak kaba kuvvet kullanmayı tercih etmektedirler…

Dayak cennet’ten çıkmamıştır
İslam’da hadisler, en çok kadınlara yönelik yazılmıştır Bu yazıları da nedense, hep erkekler yazmıştır Tarih boyunca Müslümanlar dayak olayını, İslam’ın emri sanmışlardır Oysa Kuran bu konuya açık ve net bir şekilde açıklık getirmesine rağmen, nefsi olan insanların yazdığı bazı hadisler, kadının dayak yemesini ve ezilmesini, sanki Allah’ın emriymiş gibi İslam’da kadına lanse edilmiştir Bunlardan bazıları şöyledir:
“Kadının en makbulü koyun cinsidir, Dayak cennet’ten çıkmıştır, Cennet kocalarınızın ayağının altındadır, Kadının dini ve aklı yarımdır, Namaz kılan birinin önünden eşek, kara köpek ve kadın geçerse namazı bozulur, Evlilik, kadın için bir çeşit köleliktir, Cehennem halkı bana gösterildi; çoğunluğu kadındı” Bu hadisleri İslam’ın kuralları sanan zavallı kadınlar da, tarih boyunca kocalarının yaptığı haksız hakaretlere, koyun misali boyun eğmişlerdir

Halk arasında kadını küçümseyen sıfatlar
“Eti benim kemiği senin, Eksik etek, Kadının sırtından dayağı eksik etmeyeceksin, Vurduğun yerde gül biter, Kızını dövmeyen dizini döver, Kadının saçı uzun aklı kısadır” gibi ifadeler kadına yakıştırılmıştır Fakat her nedense kadınlarımız da, bu yakıştırmalara çok azı dışında tepkisiz kalıp, sanki kabul etmiş imajı vermişlerdir Diğer İslam ülkelerinde olmayan kadın haklarını, Atatürk Türk kadınına, “seçme-seçilme” hakkını vererek onurlandırmış ve kadını hak ettiği yere koymuştur Fakat kadınlarımız bu hakka sahip çıkamayıp, meclisteki yerini bulamamıştır Dolayısıyla tüm kadın haklarıyla ilgili kanunların çıkmasını da, erkeklerin ellerine bırakmışlardır wwwnuranyelkencicom

“Allah’ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde ‘sorumlu gözeticidir…”(Nisa Suresi34)’
Oysa Kuran kadın erkek ayırmaksızın eşit muamele yapmıştır Erkek üstünlüğünü sadece vücut ve kas bakımından olduğunu belitmiş ve bundan dolayı kadını korumasını ve gözetmesini istemiştir Diğer taraftan üstünlüğün sadece takvayla olduğunu söylemiştir
”…Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız takvaca en ileride olanınızdır”(Hucurat Suresi13)

Dayağın küçüğü büyüğü olmaz
Eşler arasında sevgi, saygıyla beraber oluşur Saygıyı bitiren tek olay,“atılan tek bir tokattır” Ruh sağlığı yerinde olan bir koca, eşine tokat atmaya yeltenecek kadar kendinde bu cesareti bulduysa, artık o evlilikte saygı bitmiştir En azından kocanın kadınına karşı olan saygısı azalmıştır Çünkü, insan psikolojik olarak kendinden üstün, güçlü ve saygı duyduğu insana karşı el kaldıramaz, hatta bu davranışı düşünmesi bile söz konusu olamaz Bu hangi kesimden olursa olsun durum böyledir Diğer taraftan sebepsizce kadınına el kaldıran hasta ruhlu erkekleri ise, burada anlatamayacağım Çünkü onlar artık Psikiyatri vakadırlar

Dayakçı erkekleri bekleyen son
Erkekler kadınlarına yıllarca yaptığı hakaretler ve dayaklar sonucu, farkında olmadan kendi düşmanlarını, kendileri yetiştirmiştir Kadın bir ömür boyu mecbur bırakılarak sabrettiğinden, için-için kocasına karşı kin beslemiştir Yaşlılık kapıya dayandığında, eli kolu kalkmaz duruma gelen erkeğin, uzun uğraşlarla yetiştirdiği düşmanının eline, kendi eleriyle düşmüştür Sonuç olarak hem kendi dünyasını, hem de eşinin dünyasını karanlığa çevirmiştir

dini sohbet,dini chat,islami sohbet,dini sohbetler,nur sohbet,islami chdat

« Devamını okuyun...

Mersinde Adamın Biri Kadınlar Gününde Kadın Dövdü Kim Bu Hanzo ,Dini Sohbet

  • Tarih : 20 Haziran 2012
  • Kategori : Kadın
  • Yorum Yok

Mersinde Adamın Biri Kadınlar Gününde Kadın Dövdü Kim Bu Hanzo

Mersin’de, Dünya Kadınlar Günü’nde bir kadın komşusu tarafından kameralar önünde feci şekilde dövüldü. Polise giderek şikayetçi olan kadın, komşusunun bu saldırgan tavrı nedeniyle 37 gündür kendi evine giremediğini ileri sürdü.

Yerel bir televizyon kanalının, bir kadının komşusu ile yaşadığı sorunu haber yapmak için gittiği Güvenevler Mahallesi’nde yaşandı. Televizyon ekibine, yöneticisi olduğu apartmanın 2. katındaki komşusu ile yaşadığı sorunları anlatan yerel gazete sahibi Dilber Akgül, röportaj sonunda, tartışmanın kaynağı olan apartmanın zemin katındaki su birikintisini göstermek için dışarıya çıktı.

Ancak bu sırada apartman önünde komşusu Mehmet Karataş ile karşılaştı. Yanında televizyon ekibini gördüğü kadınla yine tartışmaya başlayan Karataş, hiç beklenmedik bir anda arabasına yönelerek koltuğun altında bulunan sopayı alıp kadına saldırdı. Dilber Akgül’e kameralar önünde elindeki sopa ile bir kaç kez vuran öfkeli adamı, televizyon ekibi ve çevredeki vatandaşlar güçlükle zaptetti. Kadın ise, sırtına aldığı sopa darbeleriyle çığlıklar içinde olay yerinden kaçarcasına uzaklaştı.

Olayın ardından polis merkezine giden Dilber Akgül, komşusu hakkında yeniden şikayetçi oldu. Akgül, polisteki ifadesinde, bu saldırının ilk olmadığını, daha önce de bir çok kez saldırıya uğradığını hatırlattı.

Göz yaşları içinde yaşadıklarını anlatan Akgül, her şeyin 2008 yılının 10. ayında başladığını, apartman yöneticisi olduğundan belediyeden ceza yememek için zemin katta biriken suyun sebebini araştırdıklarını ve zabıtaya haber verdiklerini söyledi.
Zabıta ile birlikte eve gelince komşusunun, “Bizi zabıtaya mı şikayet ettin?” diyerek üzerine geldiğini ifade eden Akgül, “Ben de daha sonra polise başvurdum. Bunun üzerine bu kez de ‘Bizi polise mi şikayet ettin? diye bana vurmaya başladılar. 3 kişilerdi ve ne kadar vurdular hatırlamıyorum. Yaşlı annemi de dövdüler. Çok kez şikayet etmeme rağmen bir sonuç alamadım. 37 gündür evime gelmiyorum. 3 gün orda, 5 gün burada kalıyoruz. Günlerdir tapulu evime giremiyorum. Ben hakkımı hukuk yoluyla halletmeye çalışıyorum. 2 çocuğum var, tapulu evimize giremiyoruz. Tek istediğim benim kendi evimde oturmak. Nasıl kiraya gidebilirim tapulu evim varken. Arkadaşımız, dostumuz kim varsa bir gün orda bir gün diğer tarafta kalıyoruz. Can güvenliğimiz yok” dedi.

Saldırgan Mehmet Karataş ise kendini savundu. Komşusunun sürekli kendisini şikayet ettiğini belirten Karataş, “Ben 5 aydır her gün sabah 08.00’de işe gidip akşam 19.00’da evime geliyorum. Bir geliyorum dilekçe verilmiş kızım karakolda, bir geliyorum hanımım karakolda. Bir geliyorum benim ismim var, ben karakoldayım. Hergün iş yerimi kapatıp karakol, savcılık geziyorum. Bu kadının benden ne istediği var. Önünü kesmişsem tespit etsin eyvallah, rahatsız etmişsem tespit etsin eyvallah. Bu kadının psikolojisi bozuk, ben ne yapayım. Ben 5 aydır bunu yaşıyorum. 2 aydır zaten bu kadın evine gelmiyor. Ben zaten görmüyorum. Evine gelmişte kim rahatsız etmiş, kim evinden kovmuş onu, kim hakaret etmiş? Bu kadın yakamdan düşsün artık, bunun psikolojisi bozulmuş. Ben her gün iş yerimi kapatıp karakol savcı, karakol savcı geziyorum. Bende bıktım” diye konuştu,

dini sohbet, dini chat, dini sohbetler, dini sohbet odaları, dinisohbet, dinichat, dini sohbet siteleri

« Devamını okuyun...

Beyi Ölen hanımın dışarı çıkması hakkında,Dini Sohbet

  • Tarih : 9 Haziran 2012
  • Kategori : Kadın
  • Yorum Yok

Beyi Ölen hanımın dışarı çıkması hakkında,Dini Sohbet

Erkek ölünce karısının kırk gün dışarı çıkmaması gerekir diye bir hüküm var mıdır?”

Erkek ölünce karısının dışarı çıkmaması şeklinde dinimizde mutlak bir hüküm yoktur. Duruma ve gerekçeye bağlı olarak hareket eder. Meselâ dışarıda kendisiyle ilgili güvensiz bir ortam varsa çıkmaz ya da mahremiyle çıkar. Fakat dışarıda güvensiz bir ortam yoksa çıkar.

dini sohbet,dini chat,islami sohbet,islami sohbetler,dini forum,dini sohbetler

« Devamını okuyun...

Kadınların kendi aralarında giyim ölçüsü nedir?Dini Sohbet

  • Tarih : 1 Haziran 2012
  • Kategori : Kadın
  • 1 Yorum

Kadınların kendi aralarında giyim ölçüsü nedir?Dini Sohbet

Kadınların kendi aralarında başı açık ve pantolonla bulunmaları dînimizce câiz midir? Bunun dînimizdeki ölçüsü nedir?”

Her zaman mümkün mertebe azîmeti, yani emri uygulamada en makbûle geçen şekli esas almalıyız. Bizim için takvâ elbîsesi her zeminde daha makbule şâyândır. Takvâ elbîsesi örtünmede ruhsata değil, azîmete önem vermektir.

Ancak bazen ruhsattan yararlanmak da bir ihtiyaç halini alabilir. Neticede beşeriz. Her hal ve her şartta azîmeti yaşama imkânı bulamayabiliriz. Böyle durumlarda başkalarına teşvik edici ve kötü örnek olmamaya dikkat etmek kaydıyla ruhsatlardan yararlanabiliriz. Oturup kalktığımız yerin statüsü, bize yakınlığı ve mahremiyet durumu, diğer kadınlar ve çocuklar üzerindeki imajımız, giyinişimizi de, örtünüşümüzü de meşru dâire içinde bile olsa zaman zaman etkiler.

Şüphesiz Müslüman hanımların özellikle, ahlâkını ve huyunu bilmedikleri yabancı kadınların yanında daha dikkatli olmaları; onların, ziynetleriyle ilgili başkalarına laf taşımalarına imkân verecek ölçüde açık veya şeffaf giyinmemeleri önemlidir. Bu esaslara dikkat etmek kaydıyla, Müslüman kadınların kendi aralarında baş açık ve pantolonla bulunmalarında dînen bir sakınca yoktur.

islami sohbet,dini sohbet,islami chat,dini chat,dini forum,nur sohbet

« Devamını okuyun...

Çocuk aldırmak caiz mi?Dini Sohbet

  • Tarih : 1 Haziran 2012
  • Kategori : Kadın
  • Yorum Yok

Çocuk aldırmak caiz mi?Dini Sohbet,islami sohbet

Üç aylık hâmile olan birisi, röntgen çekimi sonucunda akraba evliliğinden dolayı çocuğunun sakat kalma ihtimalini tespit etse, çocuğunu aldırması câiz olur mu?”

Akraba evliliğinin doğacak çocukları yüzde yüz sakat bırakacağı şeklinde bir ön yargı esasen yanlıştır. Sadece ihtimali biraz fazladır. Yoksa akraba olmayan çiftler de aynı riske sahip olabilmektedirler.

Sakat doğumları önlemek için doktorun ve tıbbın tavsiyelerine uyulmalıdır şüphesiz. Ama evlilik yapılmışsa, çocuk ana rahmine düşmüşse, üç ay geride kalmış ve büyük bir ihtimal ceninde canlılık meydana gelmişse, artık, ihtimal üzerine hareket edilerek çocuk aldırılmamalıdır.

DİNİ SOHBET,İSLAMİ SOHBET,DİNİ CHAT,İSLAMİ CHAT,DİNİ FORUM,İSLAMİ FORUM

« Devamını okuyun...

Sonraki Yazılar »