Tevhidedavet

Burası category.php şablonu, Menkıbeler kategorisindeki yazılar görüntüleniyor.

Resulullahın sana selamı var

  • Tarih : 29 Ocak 2017
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

Resulullahın sana selamı var

Borcunu ödeyemeyen bir fakir, Ravza-i Mutahhara’ya gelip: (Ya Resulallah, şefaat buyur, borcum var ödeyemiyorum) diye hâlini arz etti. Az sonra uyku bastırdı, uyuyakaldı. Rüyasında Peygamber efendimizi gördü.

Efendimiz aleyhisselam, (Falan yere git, orada şöyle bir zengin var, ona selamımı söyle, borcun kadar parayı iste. Doğru söylediğine delil isterse, her gün bana 100 salevat getirmeden yatmazdı, dün unuttu.. Onu hatırlat da bu akşam getirsin) buyurdu.

« Devamını okuyun...

Ramazana hürmetin neticesi

  • Tarih : 29 Ocak 2017
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

Ramazana hürmetin neticesi

Bir Ramazan günü idi. Müslüman mahallesinde oturmakta olan bir Mecusi’nin küçük çocuğu, oruçlu müslümanların arasında ekmek yiyordu. Babası, çocuğun bu yaptığını görünce, (Oğlum Müslümanların arasında yemek yenir mi? Onlar bu günlerde oruç tutarlar, bu günler onların mübarek günleridir, saygı göstermek lazım) diyerek azarladı ve (Git evde ye) diyerek çocuğu eve gönderdi.

Bu olaydan birkaç sene sonra bu Mecusi öldü. Ölümünden sonra o şehirdeki bir müslüman rüyasında bunu Cennet-i âlâda gördü. Mecusiye, (Nasıl oldu da bu nimete eriştin! Biz seni Mecusi bilirdik. Hatta öldüğün zaman, cenaze namazını bile kılmadık) dedi.

« Devamını okuyun...

Onu Melekler yıkadı

Uhud savaşına bir günlük evli olmasına rağmen Peygamber efendimizin emrine uyan Hazret-i Hanzala da katılmıştı. Savaş sona erince Müslümanlar Medine’ye dönmeye başladılar. Harbe iştirak edenlerin yakınları acaba bizden geriye dönen olacak mı heyecanı içerisinde yollara sıralanmışlardı. Bunların arasında henüz bir günlük evli olup, gece yarısı sevgili Peygamberimizin emrine uyarak harbe giden ve şehitlik şerbeti içen Hazret-i Hanzala’nın hanımı da vardı. Herkes büyük bir heyecanla harpten dönenlere yakınlarını soruyor, fakat hiç kimse kimseye cevap vermiyordu. Ancak sorulan soruları sevgili Peygamberimiz “aleyhisselam” cevaplıyordu.

« Devamını okuyun...

Onlar ev de yapacaklar mı?

Nuh aleyhisselam zamanında insanların ömürleri uzunmuş, 800 – 1000 sene yaşarlarmış. Bir kadının oğlu ölür. Kadın çok ağlar. Komşu kadınlardan biri der ki:
– Niye bu kadar ağlıyorsun, Allahü teâlânın takdiri böyleymiş.
– Elbette öyledir, ben ona ağlamıyorum.
– Ya niye ağlıyorsun?
– Yavrum fazla gün görmedi diye, annelik şefkatiyle ağlıyorum.
– Oğlun kaç yaşındaydı?

« Devamını okuyun...

O bunları ihsan olarak yapıyor

Hazret-i Ömer’in hilafeti zamanında, bir şahıs hanımının çok söylenmesi ve çekilmez bir hâl alması karşısında Hazret-i Ömer’e şikayete karar verip Halifenin evine gelir. Kapıya geldiğinde içerden sert, sinirli konuşan bir kadın sesi duyar. Bir ara kapıyı çalamaz ve mütereddit halde öyle beklemeye başlar. Biraz sonra hep kadının konuştuğunu ve halifenin sustuğunu anlayan adam, kapıyı çalmaktan vazgeçip geri dönmeye karar verir ve ayrılacağı zaman kapı açılır. Kapıyı açan Hazret-i Ömer’dir.
(Ne var, neye geldin, bir şey söylemeden niye geri dönüyorsun?) diye sorar.

« Devamını okuyun...

Neyine güvenerek kibirleniyorsun?

Bayezid-i Bistami hazretleri bir gün yeni temiz beyaz elbiselerini giyip dar bir sokaktan mescide giderken yolun ortasında yatan uyuz bir köpeğe rast gelir. Sokak o kadar dar ki iki kişi yan yana zor geçer. Bu mübarek zat dört mezhebin de şartlarına riayet ettiği için ve Şafii mezhebinde de köpek necis olduğu için hani bir de silkinip üzerindeki yaşlık üzerine bulaşmasın diye düşünüp eteklerini toplayarak köpeğe değmeden yanından geçmeye çalışırken köpek lisan-ı fasih ile;

« Devamını okuyun...

Namaza gelenin farkı

  • Tarih : 19 Ağustos 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

Harun Reşid, bir Ramazan günü Behlül’e, akşam namazında camiye gitmesini ve namaza gelen herkesi iftara davet etmesini söyledi.

Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Harun Reşid şaşırdı:
– Akşam camiye bu kadar insan mı geldi?

Behlül cevap verdi:

« Devamını okuyun...

Müslüman olunca önceki günahlar affedilir

  • Tarih : 24 Mayıs 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

Dıhye-i Kelbi, iman etmeden önce zengin bir Arap melikiydi. Peygamber efendimiz onun müslüman olmasını arzu ediyordu.

Dıhye, Mescid-i Nebeviye girdi. Peygamber efendimiz, mübarek omuzlarındaki elbisesini yere serdiler. Oraya oturmasını işaret buyurdular. Resul-i ekrem efendimizin bu keremini gören Dıhye’nin gözlerinden yaşlar boşandı. Hürmetle, saygı ile “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Resulühu” diyerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Peygamber efendimiz aleyhisselam sordu:

« Devamını okuyun...

Muhammed Hadimi hazretleri

  • Tarih : 24 Mayıs 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

I. Mahmut Han, Medine-i Münevvere’ye gitmişti. O zaman Medine’de Harem muhafızı olarak bulunan Hacı Beşir Ağa’ya, (Harem-i şerifte, kaldığın bu zaman zarfında önemli bir olay oldu mu?) diye sordu.

O da şöyle anlattı:

« Devamını okuyun...

Maşite hatunun imanı

  • Tarih : 24 Mayıs 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • 1 Yorum

Firavunun hazine işleriyle görevli bir veziri, bunun da Maşite adında bir hanımı vardı. Firavunun kızının dadılığını yapıyordu. Kendisi Musa aleyhisselamın dinine inandığı halde imanını gizliyor, ibadetlerini de gizli yapıyordu.

Maşite hatun bir gün hamamda Firavunun kızının saçını tararken, tarak yere düştü. Tarağı yerden gayri ihtiyari besmele çekerek aldı. Firavunun kızı bu söze kızarak dedi ki:

« Devamını okuyun...

Sonraki Yazılar »