Tevhidedavet

Burası category.php şablonu, Dini Sohbet,Tevhid kategorisindeki yazılar görüntüleniyor.

Namaz la ilgili Efendimizden hadisler

dini-resim2

Abdullah ibn-i Amr ibn As (ra)’den rivayet edilmiştir: Bir gün Rasulullah (sav) ‘namaz’dan konuştu. Buyurdu ki: “Her kim şu beş vakit namazı eksiksiz kılarsa namazı, kıyamet gününde ona bir aydınlık, hakkında delil ve kurtuluş olur. Her kim de bu beş vakit namazı gereği gibi kılmazsa kıyamet gününde Karun’la, Haman’la, Firavun’la ve Ubeyy ibn-i Halefle birliktedir.” (Ebu Hüreyre hazretlerinden nakledilen İsra hadisesinin bir yerinde ise namaza karşı ağır davrananlar hakkında şöyle bir bahis geçmektedir: “…sonra Nebi (s.a.v.) başları taşla ezilip kırılan bir topluluğun yanına uğrar. Bunların başları taşlarla ezilir, akabinde başları yeniden eski durumlarına getirilir ve işkence böyle sürer. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sorar: ‘Ey Cibril! Bunlar kimdir?’ Cebrail (a.s.) cevap verir: ‘Bunlar farz namazlarına karşı ağır davrananlardır.’” (Münzirî hadisin Hasen olduğunu kaydetmiştir. Ayrıca bu hadis Buharidede geçmektedir.)
Ey namazını kılmayan kişi! Bir düşün… Namazı vakti çıktıktan sonra kılan kişinin cezası böyle ise, acaba namazı hiç kılmayanın cezası nasıldır? Bu cezalar seni korkutmuyor mu? Yoksa ahiretin varlığından şüphen mi var? Ya da namazın İslam’ın bir farzı olduğundan mı habersizsin? Eğer namaz kılmamaya hemen tövbe edip namaza başlamazsan seni ahirette ne kurtarır? Bu azaplara nasıl dayanırsın? Gözünü aç ve seni bekleyen azabı gör; gör ve aklın varsa titre!..: 2/169, Darimi: 2/301, İbn-i Hibban: 1448)

« Devamını okuyun...

Artık Yeni Bir Tevhid Anlayışı Başlıyor

  • Tarih : 9 Eylül 2014
  • Kategori : Tevhid
  • Yorum Yok
8

8Artık Yeni Bir Tevhid Anlayışı Başlıyor Sevgili Tevhid Dostlarımız Artık Yeni Bir Hayat Kendimize Çizme Zamanımız Geldi Neden Diyecek Olursanız Öncelikle Şunu Belirtmek İsterim ki Kardeşelrim Resulullah (s.a.v) mın tevhid anlayışı,Peygamberimiz, risalet ile görevlendirildikten sonra yaptığı ilk iş, inanç ve amele dayanan, teorisi ve pratiği olan gerçek tevhid anlayışını yerleştirmek olduğu için mekke’nin egemen güçleri idareyi ellerinde tutan müstekbirler, kendisine karşı savaş başlattılar. Savunduğu bu saf akide, Peygamberimiz’i kafirlerle karşı karşıya getirdi. Kafirler, kendisine has, özel bir yaşam biçimi sunan bu akidenin, kendi cahili sistemleriyle asla uzlaşmaya girmeyeceğini, yeryüzünde tağuti rejimlerle sürekli ve amansız bir mücadele içerisinde olacağını, kısacası küfre karşı devamlı bir savaş vereceğini kesinkes anladılar. Tevhidin uygulamaya ve tağuti düzenlere karşı başkaldırı ilanı olduğu anlayışı, onların neden, daha önce aynı akideyi savunan Hanifler’e karşı en ufak bir tepki göstermezken, Hz.Peygamber ve onunla beraber olanlara karşı şiddetli bir savaşın içerisine girdiklerini açıkça ortaya koyuyor.

Artık Yeni Bir Tevhid Anlayışı Başlıyor,Tevhid Anlayışı,Resulullah s.a.v mın tevhid anlayışı,tevhid,Dini Sohbet , iSLami Sohbet , iSLami Chat , Dini Chat , Dini Sohbet Odalari , Dini Forum

« Devamını okuyun...

Tevhid,Tevhidin Önemi,Tevhidle Hayat Bulan İnsan

  • Tarih : 5 Temmuz 2014
  • Kategori : Tevhid
  • Yorum Yok
manset1

Tevhid

Tevhid,Tevhidin Önemi,Tevhidle Hayat Bulan İnsan Kardeşlerim Biz insanlar tevhid dinine göre yaşamalıyız hayatımızda tevhidin önemi çok olduğundan bizler yeteri kadar tevhid ile yaşayamıyoruz aslında şu var tevhid biraz ağır olduğundan sanırım zor mu geliyor aslında tevhid nedir Tevhîd, sözlük olarak “vahhade” fiilinin masdarıdır.Muvahhid kimse ise, vahdâniyyeti yalnızca Allah Teâlâ’ya nisbet eden ve zâtı veya sıfatlarında Allah Teâlâ’ya ortak olan veya benzeyen her şeyi O’ndan uzak tutarak, O’nu bu konuda yalnız olmakla niteleyen kimsedir. Muvahhid kelimesindeki şedde mübâlağa içindir.Yani, “Ben, onu bununla nitelendirirken mübâlağa yaptım”, demektir.

Araplar der ki: Vâhid, Ehad, Vahîd yani tek demektir. Allah Teâlâ vâhid (bir)dir.Yani O, her durumda eşler, benzerler ve şekillerden uzak olarak tekdir.

« Devamını okuyun...

Namaz Kılmanın Mahiyeti, Bazı Faziletleri, Sırları Tevhid

  • Tarih : 5 Temmuz 2014
  • Kategori : Tevhid
  • Yorum Yok
1375785430_namaz-niyet

Tevhid

Namaz Kılmanın Mahiyeti, Bazı Faziletleri, Sırları Tevhid,Namaz Kılmanın Mahiyeti, Bazı Faziletleri, Sırları
Yıkılan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dönemindeki Müslümanların durumunu değerlendiren bir kitapta eski mevcut rejimin namaz kılmayı çalışma ve iş hayatına yönelik bir tehlike ve tehdit olarak gördüğü yazılmaktaydı. Yani yıkılan bu rejim, çalışma ve iş hayatına o kadar değer vermekteydi ki, ona engel olabilecek her şeye karşı çok duyarlı idi. Namazı da böyle görüyordu. Onun için namazı ortadan kaldırmak için elinden geleni yapmıştı. Camileri kapatmış, açıkça din aleyhinde bulunmuştu.

Bu devlet yıkılınca oralara gitmek ve oralarda senelerce kalmak nasip oldu. Orada yaşayan bazı insanlarla uzun uzun sohbetlerim neticesinde şunu anladım ki, buralardaki insanların bir kısmı çalışma ve iş hayatlarında yaptıkları hilelerle, tembelliklerle devletlerini kendi elleri ile kendileri yıkmışlardı. Rejim kendi sakat anlayışı ile kendisini ve insanlarını hasta edip işe yaramaz hale getirmişti.

« Devamını okuyun...

Tevhid, Tevhit Nedir, Tevhidin Anlamı, Tevhidin Yaşamı

  • Tarih : 5 Temmuz 2014
  • Kategori : Tevhid
  • Yorum Yok
233

Tevhid, Tevhit Nedir, Tevhidin Anlamı, Tevhidin Yaşamı

İslamiyet’in apaçık davası, tevhittir. Yüce Allah (c.c.) peygamberleri bu dava için göndermiştir. Tevhidin pek çok sırrı vardır.

İslami hayatta tevhidin sırrı, Allah’tan başka ilah yoktur, gerçeğinde gizlidir.

İslamiyet, insanların temel hak ve özgürlüklerini bu tevhit davası ile karşılar. İnsanları bir ana ve babanın evlatları gibi toplumda, kanunlar karşısında bir ve eşit tutar. Tevhit nurunun çözemeyeceği toplumsal bir sorun yoktur.

« Devamını okuyun...

Tevhid Ve Tevhidin Önemi Tevhid Anlamı

  • Tarih : 13 Şubat 2014
  • Kategori : Tevhid
  • Yorum Yok
3

Tevhid Ve Tevhidin Önemi Tevhid Anlamı Kelime-i Tevhid’in Okunuşu

Lâ ilâhe İllellâh, Muhammedün Resûlüllah.

Kelime-i Tevhid’in Anlamı
“Allah’tan başka İlah yoktur. Hazreti Muhammed (s.a.s.) Allah’ın Peygamberidir”

Kelime-i Tevhid’in Fazileti (Hadis-i Şerifler)
* La ilahe illallah diyen belâ ve sıkıntılardan kurtulur. [Bezzar]
* Ağır hastayı, La ilahe illallah demeye zorlamayın, sadece telkinde bulunun. [Dare Kutni]
* Son sözü La ilahe illallah olanın, ruhu kolay çıkar ve o söz kıyamette ona nur olur. [Hakim]

« Devamını okuyun...

Tekfir, Tevhid’e Münafidir,Dini Sohbet

  • Tarih : 27 Mayıs 2012
  • Kategori : Tevhid
  • Yorum Yok
donkişot

Tekfir, Tevhid’e Münafidir,Dini Sohbet

Tekfir dilden düşmeyen ve zihinden çıkmayan bir olgu haline gelince, hastalık düzeyine erişmiş demektir. Kanser nasıl bedeni yiyip bitiren bir hastalık ise, tekfir de rûhu eritip karanlıklara mahkum eden psikolojik bir hastalıktır. Sanırım anlamışsınızdır, tekfirin tek tedavisi tevhîdi iyice kavrayabilmektir.
Tekfir ve tevhîd kavramlarını kısaca tanımakta fayda var. Tekfir, kavram olarak bir kişinin küfre düştüğünü, kâfir olduğunu belirtmek demektir. Tevhîd ise, Allâh’ı ulûhiyyet (ilahlık), rububiyyet (rabblık) ve ehadiyyetinde (teklik) tek/bir kabul etmek, bu sıfatları bir bütün olarak düşünüp Allâh’tan koparmamak demektir.
Bir insan kâfir olduğunu söylese ve buna göre yaşasa, onu kâfir kabul etmekten daha doğal bir şey yoktur. Ancak, edeben, onun yüzüne karşı “Kâfir!” demek uygun değildir. Onun kâfir olduğunu bilmek bir yükümlülük iken, kâfir olduğunu haykırmak bir sorumluluk değil belki bir sorumsuzluktur. Çünkü o insanın da potansiyel bir Müslüman olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir. Hidayet Allâh’tandır ve kime, ne zaman vereceğini yalnızca O bilir. Bu sebeple, insanların hidâyete ermeyeceği yargısına varmak haddi aşmak olur.
Küfrü açık olan insanlara bile nezaketle yaklaşmak ve onları İslâm’dan soğutmamak amaçlanırken, Müslüman olduğunu söyleyen kimseleri tekfir etmek ne derece doğrudur, şimdi buna bakalım.
Bir insanın kâfir sayılabilmesi için, bir hâkikati örtmesi yâni inkâr etmesi veyâ gizlemesi gerekir. Hakîkat hakkında konuşmayan, yâni hakîkati dilleriyle ve fiilleriyle örtmeyen insanlar, İslâm’a göre kâfir değillerdir. Çünkü bir kişinin bir vasfı kazanabilmesi o kişinin fiiline bağlıdır. Dolayısıyla, böyle bir kişi bile tekfir/küfürle itham edilemez. Durum böyle olduğu hâlde, Müslüman olduğunu söyleyen bir kişiyi küfürle itham etmek/kâfir olduğunu söylemek, çok ağır bir ifadedir. Böyle bir yakıştırmanın aslâ havada kalmayacağını, ya söylenene gideceğini ya da söyleyen kimseye geri döneceğini, Efendimiz (s.a.s) ifade buyurmuşlar ve bundan şiddetle sakındırmışlardır. (Buhârî Edebu’l-Mufred, 154-155) Eğer bu kâfir olduğu iddia edilen kişi gerçekten kâfir ise, yukarı da belirttiğimiz gibi bunu dillendirmenin kişiye ahlâk ve fazîlet yönünden bir getirisi olmayacaktır. Kişi yalnızca kendi egosunu tatmin etmiş, bir açıdan bakıldığında hevâsı adına hareket etmiş olacaktır. Durumu ikinci açıdan değerlendirirsek; kâfir olduğu söylenen kişi gerçekten kâfir değilse, küfür ithâmında bulunan kişi kendi kazdığı kuyuya düşmüş demektir.
Îmânımız bize sadece müslümanlara değil, tüm insanlığa karşı sorumlu olduğumuzu söyler. îmânlı insanların bir araya gelmesine ümmet denir. Ümmet; insanlığın anası, insanlığı yetiştiren topluluk demektir. Bir ana, evlâdı kötü olsa da onu atamaz. Her hâl u kârda, onun iyiliğe yönelmesi için, elinden geleni ardına koymaz. İşte muvahhid müslümanlara düşen de insanlığın ıslâhı için çalışmaktan başkası değildir.
İnsanlığın ateşten kurtulması için mi çalışıyorsunuz? İşte o zaman kendinizi muvahhidlerden sayabilirsiniz.
dini sohbet,dini chat,islami sohbet,islami chat,dini sohbetler

 

« Devamını okuyun...

Kelime-i Tevhid,Dini Sohbet,islami sohbet

  • Tarih : 27 Mayıs 2012
  • Kategori : Tevhid
  • Yorum Yok
kelimeitevhidyazilisi

Kelime-i Tevhid,Dini Sohbet,islami sohbet

Kelime-i Tevhid


بســـم الله الرحمن الرحيم

 

– Yer ve gökler kelime-i tevhidle ayakta dururlar.
– Yüce Allah tüm varlıkları bu esas üzere yaratmıştır.
– Dinin kurulması, kıblenin belirlenmesi, cihad kılıçlarının çekilmesi, hep bu esasa göre olmuştur.
– Tevhid yüce Allah’ın tüm kulları üzerindeki katıksız hakkıdır.
– Bu dünyada kan, mal ve nesli koruyan ilke; öte dünyada da kabir ve cehennem azabından kurtaran bu sözdür.
– Bu cennete ancak kendisiyle girilen ferman, Allah’a (c.c.) ancak ona tutunmakla ulaşılacak bağdır.
– İslâm’ın bu sözü, selam yurdu cennetin anahtarıdır.
– İnsanlar buna göre mutlu ve bedbaht, kabul edilen ve kovulan diye kısımlara ayrılırlar.
– Küfür diyarıyla iman diyarını, nimetler diyarı cennetle bedbahtlık ve zillet yurdunu birbirinden ayıran bu sözdür.
– Farz ve sünnete götüren esas bu sözdür.
“Her kimin (hayattaki) son sözü “Lâilâhe illallah” olursa cennete girer.”

İBN KAYYIM EL-CEVZİYYE

dini sohbet,dini chat,islam,islami sohbet

 

« Devamını okuyun...

Tevhid Nedir – Kelime-i Tevhid,Dini Sohbet

  • Tarih : 27 Mayıs 2012
  • Kategori : Tevhid
  • 1 Yorum
15

Tevhid,Allah’ı (c.c.) zatında, fiillerinde, isim ve sıfatlarında birleyip, bütün ibadetleri yalnızca O’na yapmaktır. Tevhid şu üç çeşidi ile bir bütündür.

1- Rububiyyet Tevhidi: Allahu Teala’nın yaratan, sahip olan, öldüren, yaşatan, dirilten, rızıklandıran, yöneten, fayda ve zarar veren, dualara icabet eden, kaza ve kaderi takdir eden olduğuna inanmaktır. Rasulullah’ın (s.a.v.) dönemindeki müşrikler tevhidin bu türünü kabul ediyorlardı. Fakat bu, onların İslam’a girmeleri için yeterli değildi. Maalesef bugünkü insanların durumu da bundan farklı değildir.

2- Uluhiyyet Tevhidi: İbadetin yalnızca Allah’ın (c.c.) hakkı olduğuna inanmaktır. Hiçbir ibadeti az dahi olsa Allah’tan (c.c.) başkasına yapmamaktır. Yasama yetkisini de sadece ve sadece Allah (cc)’a ait kılmaktır. Rasulullah’ın (s.a.v.) dönemindeki müşrikler tevhidin bu türünü kabul etmiyorlardı.

3- İsim ve Sıfat Tevhidi: Allah’ın (c.c.) kendini Kur’an’da vasfettiği, Rasulullah’ın (s.a.v.) sahih sünnetlerinde bizlere açıkladığı üzere, bütün noksanlıklardan uzak, yani kemal sıfatlara sahip olduğuna, mahlukata benzemediğine inanıp, bu isim ve sıfatları artırmadan, azaltmadan, saptırmadan, sapık tevillerle tevil etmeden, iptal etmeksizin, örnek ve nasıllık vermeksizin ve mahiyetini araştırmaksızın olduğu gibi kabul etmektir. Allah’ın (c.c.) sıfatları zatının mahiyetine bağlıdır. Bizler Allah’ın (c.c.) zatının mahiyetini idrak edemeyeceğimiz için, bu konuda soru sormak doğru değildir.

Bir kişi tevhidin bu üç türüne de iman etmedikçe mü’min olamaz. Tevhide inananların sayısı azdır. İnsanların çoğu Allah’a (c.c.) ortak koşarak inanırlar. Bir davaya inananların az olması onun yanlış olduğunu göstermez. Öyle rasuller vardır ki hiç ümmeti yoktur. Nuh (a.s.) 950 yıl tebliğ yapmasına rağmen çok az kimse iman etmişti. Bu yüzden tevhid ehlinin üzülmemesi gerekir, hidayet yalnızca Allah’a (c.c.) aittir

 

dini sohbet,dini chat,islami sohbet,islami chat,nur sohbet,nur chat

« Devamını okuyun...