Tevhidedavet

Burası archive.php şablonu, Ekim 2012 ayındaki yazılar görüntüleniyor.

Ne Mutlu Başörtüyü Hicap Edinenlere-Dini Sohbet

Dini Sohbet – iSlami Sohbet, Dini Chat, Dini Forum, dini Sohbetler

Allah’ın cemal sıfatının dünyadaki yansımasını sadece bir varlıkla eşleştirerek söyleyin desem?Cevabınız ne olurdu?… Benim cevabım kadın olurdu.Kadın yaratılanlar içinde güzelliğin sembolüydü hep. Sadece şehvete hitap eden bir güzellikten ziyade, şefkat ve merhamet yönüydü onu ayrıca güzel kılan.
Kadına bu güzelliği veren Allah bu nimeti onun yaratılış amacı olan kulluğa gitmesine bir vesile yapmıştı. Allah toplumda merhametle yapılabilen işleri kadın için uygun görmüştü. Örneğin anne olmak. Her zaman anne ve merhamet kelimeleri birbirini çağrıştırmıştır. Çünkü anne olmak merhametli, fedakar olmak anlamına geliyordu. Kadın anne olduğu zaman merhametinin doruğuna varıyordu ancak..

« Devamını okuyun...

Dini Sohbet-islami sohbet

esselamun aleykum kardeşlerim dini sohbet dedik mi aklımıza islam ve din gelmekdedir huzurlu bir ortam salayan tevhidedavet ailesi ehli sünnet olarak tek dir kardeşlerim biz sizler için elimizden geleni yapmaktayız amacımız sadece allah c c rızasını kazan makdır kardeşlerim islami sohbet odalarımızda yapcagınız sohbetler din ahlakını aşmasın inş hayırlı sohbetler dielriz..

DİNİ SOHBET,ODALARI-İSLAMİ SOHBET ODALARIMIZA HOŞ GELDİNİZ

style=”text-align: center;”>  

« Devamını okuyun...

İyi olan, herkese iyilik eder-Dini Sohbet

  • Tarih : 10 Eylül 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

İyi bir insan, herkese iyilik eder. Kimsenin malına, canına, ırzına, nâmûsuna saldırmaz. Münâkaşa etmez. Herkese karşı, güler yüzlü, tatlı dilli olur. Devâmlı çalışır. Din bilgilerini ve fen bilgilerini iyi öğrenir. Çocuklarına, tanıdıklarına da öğretir. Gıybet, dedikodu yapmaz. Hep faydalı şeyler söyler. Helâl kazanır. Kimsenin hakkına dokunmaz. Böyle olan müslümânı Allahü teâlâ da, kulları da sever. Böyle bir kimse, râhat ve huzûr içinde yaşar.
Gayr-ı müslimlerin de, güler yüzle, tatlı dille gönüllerini almak, incitmemek, haklarını ödemek lâzımdır. Müslümân olsun, gayr-i müslim olsun ve nerde olursa olsun, hiç bir insanın mâlına, canına, ırzına, nâmûsuna dokunmak, câiz değildir. Müslümanların yaşadığı memleketlerdeki gayr-i müslimlerin, oraya gelen turistlerin, tüccârların da, haklarına riâyet etmelidir. Gayr-i müslimler, kendi dinlerinin emri olan ibâdetleri yapmakta serbesttirler, bunlara müdahele edilmez.

« Devamını okuyun...

İsyân, insanı inkâra sürükler-Dini Sohbet

  • Tarih : 10 Eylül 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

İsyân; karşı gelme, baş kaldırma, âsî olma gibi anlamlara gelmektedir. İsyân kelimesi, inkâr karşılığı olarak kullanıldığı gibi, günah karşılığı olarak da kullanılmaktadır. Zira Fıkıh itaplarında fısk;
“Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymama, isyân etme, günâh” diye tarif edilmektedir.
Allahü teâlâya isyân edene Fâsık denir. Başkalarının isyan etmesine, fıskın yayılmasına sebeb olana Fâcir denir. Harâm işlediği bilinen fâsık sevilmez. Bid’ati yayanları ve zâlimleri sevmek, günâhdır. Hadîs-i şerîfde;
(Fâsıkın fıskına mâni olmaya kudreti varken, kimse mâni olmazsa, Allahü teâlâ, bunların hepsine, dünyâda ve âhıretde azâb yapar) buyuruldu.

« Devamını okuyun...

En büyük iki günah-Dini Sohbet

  • Tarih : 10 Eylül 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Sual: Peygamber efendimiz, (Zerre kadar kibri olan Cennete girmez) ve (Bid’at ehli benden değildir, onlarla cihad kâfirlerle cihad gibidir) buyuruyor. Kibir ve bid’at, niye bu kadar çok büyük günahtır? 

CEVAP: İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki: Büyüklük ancak Allahü teâlâya mahsustur. Kulun kibirlenmesi, bir kölenin, hükümdarın tacını başına koyarak, onun tahtına geçip hükmetmesine benzer. Hükümdarın bir emrini yapmayarak suç işlemekle, hükümdarlığına sahip çıkmak, onun tahtına oturup emirler vermek arasında elbette büyük fark vardır. İşte kibirlenmek, Allah’ın emrini yapmamak gibi bir suç değil, bizzat ilahlık yapmaya kalkışmak gibi büyük suç oluyor. 
Allahü teâlâ ilim gibi, kudret gibi sıfatlarından kullarına az da olsa, vermiştir. Fakat üç sıfatı yalnız kendine mahsustur. Bunlar, kibriya, gani ve yaratmak sıfatlarıdır. Bu üç sıfatı hiç kimseye vermemiştir. Kibriya, büyüklük, üstünlük demektir. Bunun için kibirlenmek, Rabbimizin hakkına tecavüz etmek olur. Allahü teâlâ, bütün günahlara sıfatlarıyla düşmanken, kibre zatı ile düşmandır. 
Bid’at niye büyük günahtır? Günah işleyen, Allah’ın emrine karşı gelmiş olur. Fakat bid’at ehli, niyeti ne kadar iyi olursa olsun, Allah’ın bildirdiği hükümleri beğenmemiş, yeni hükümler koymaya, bizzat dinin sahibi olmaya çalışmış olur.. Bu da bizzat ilah olmak anlamına gelir. Bid’atin ne kadar kötü bir şey, ne kadar büyük bir günah olduğu buradan da anlaşılmalı. Bundan dolayı Peygamber efendimiz, (Bid’at ehli benden değildir. Onlara karşı cihad, kâfirlerle cihad gibi önemlidir) buyuruyor. (Deylemi) 
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Yapacakları değişiklikle [bid’atlerle], dinin noksanlığını tamamladığını söyleyenler çıkıyor. Hâlbuki din noksan değildir. Noksan sanıp, [bid’atle] tamamlamaya çalışmak, (Dininizi tamamladım) âyetini inkâr olur.(1/260) 
İbadetlere bir şey eklemek, (Ya Rabbi, Senin eksik bıraktığın dini biz tamamlamaya çalışıyoruz) demek gibi çok tehlikeli bir şey olur. Bu bakımdan namaz, ezan gibi ibadetlere bid’at karıştırmamalı, mesela hoparlör bid’atini sokmamalıdır. Âdetlerde bid’at günah değil, ibadetlerdeki büyük günahtır. İbadetlerin nasıl yapılacağını dinimiz bildirmiştir, onu değiştirmek çok tehlikelidir. 

Dini Sohbet – iSlami Sohbet, dinisohbetdini sohbet odalari, dini sohbetler, dini forum, Dini Chat,Tevhid

« Devamını okuyun...

Yâ Rabbî, sen her şeyi biliyorsun

  • Tarih : 30 Ağustos 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Hûd âleyhisselâm, kavminin yola gelmeyeceklerini anlayınca, suyu tatlı olan Vâdi-i Nûh denilen yere geldi.
Abdest aldı.
Namaz kıldı.
Sonra el kaldırıp;
“Yâ Rabbî, sen her şeyi biliyorsun. Ben onlara teblîğ ettim. Azâb ile korkuttum, fakat îmân etmiyorlar. Ey Rabbim! Sen onlara uyarıcı bir musîbet ver. Ola ki îmân ederler. Yine îmân etmezlerse, onları öyle bir azâb ile helâk eyle ki, daha evvel ve daha sonra hiçbir kavim öyle bir azâb ile helâk edilmiş olmasın” diye yalvardı.
Duâsı kabûl oldu.
Azâb alâmetleri başladı.
Üç yıl yağmur yağmadı.
Akan pınarları kurudu.
Ağaçları sararıp soldu.
Meyve vermez oldular.
İrem bağları yok oldu.
Kuraklık, kasıp kavurdu.
Hayvanları telef oldu.
Kendileri de bir yudum suya ve bir lokma ekmeğe muhtâç hâle geldiler.
Hazret-i Hûd’a gelip;
“Sen doğru sözlü, duâsı makbûl, yardım sever, iyilik sâhibi, emîn bir zâtsın. Duâ et de, bundan sonra davarlarımız kırılmasın. Yağmurlar yağsın. Bolluk meydana gelsin” diye yalvardılar.
Hazret-i Hûd;
“Dediğiniz olursa, îmân edip günahlarınıza tövbe eder misiniz?” diye sordu.
Evet diyemediler.
Yüzlerini buruşturdular.
Geri dönüp gittiler.
Sonra gelip;
“Ey Hûd! Sen bize, Peygamber olduğunu gösteren bir mucize göstermedin” dediler.

« Devamını okuyun...

Mescidde) Defnetmenin Câiz Olduğu Hakkında Bir Fasıl,Dini Sohbet

  • Tarih : 25 Ağustos 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Bil ki; kabir üzerine bina, ya defin işinden önce ya da defin işinden sonra yapılır. Cenâzenin eve, mescide, avluya veya sâhibinin defnedilmek içün kendisine önceden hazırladığı bir kubbenin altına gömülmesi, binanın definden önce yapıldığını gösterir. Defin işinden sonra yapılan

« Devamını okuyun...

Bir şeye düşkün olmak,

  • Tarih : 15 Ağustos 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, peygamberleri vasıtasıyla kendi rızasına götüren bir yol vermiştir. Bu yolun ismi dindir. Her peygambere gönderilen dinin ismi farklıdır. Son din olan, bizim dinimizin ismi İslamiyet’tir. Allahü teâlâ, İslamiyet’ten ve Müslümanlardan razıdır. İslamiyet’in dışındakilerden razı değildir. İnsanlar kimi razı ederse, âhirette o razı ettikleriyle beraber olur. Bu bakımdan, eğer dünyadayken, kullarının rızasını, onların sevmesini veya kötülemesini değil de, Allahü teâlânın ve Onun sevdiklerinin rızasını tercih edersek, âhirette de Allahü teâlânın razı olduğu yerde, Onun sevdiği kimselerle beraber oluruz. Allahü teâlâ, bize kendi razı olduğu, sevdiği yolu göstermiştir. Bize düşen o yolda yürümektir.

« Devamını okuyun...

Ibn teymiyye ve ölüye Kuran okumak

  • Tarih : 10 Ağustos 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Adeta ibn Teymiyenin kitaplarını ellerinde “bayrak” edenler için
İbn Teymiye şöyle diyor:

تنازعو في وصول الاعمال البدنية كالصوم والصلاة والقراءة,و الصواب أنّ الجميع يصل إليه

Oruc,namaz,kıraat(Kuran kıraati) gibi bedeni amellerin sevabinin(ölüye)ulaşmasi hususunda(alimler) ihtilaf etdiler,fakat doğrusu
hepsinin(yukarıda kaydedilenlerin)ulaşmasidir”

« Devamını okuyun...

Şefaat hakkında bir kac hadis-i şerif!

  • Tarih : 10 Ağustos 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Sefaat yetkisi olanlar hadisde sirasiyla “peygamberler, melekler ve müminlerdir(alim ve sehitler) “(Buhari, Sahihu’l-Buhari Kitabu’t-Tevhid, Bab, 24; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.3, s.94.)

Bir başka hadis rivayetine göre şefaat edecek olan üç sınıf şu şekilde saptanmıştır:
“Nebiler, âlimler ve şehitler.”( İbn Mâce, Sünen, Kitabü’z-Zühd, c.2, s.1443, H. No.4313.)

Yine bir diğer rivayette şefaat etmeye yetkilikimseler: “Melekler, nebiler ve şehitlerdir.
( Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.5, s.43.)

« Devamını okuyun...

Sonraki Yazılar »