Tevhidedavet

Burası archive.php şablonu, Şubat 2016 ayındaki yazılar görüntüleniyor.

Hakkımızda belki bu hayırlıdır

  • Tarih : 21 Şubat 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

Çölde, yaşayan bir bedevinin bir horozu, bir köpeği ve bir de merkebi vardı. Horoz, sabahları öter, onları namaza uyandırırdı. Bir gün tilki horozu alıp götürdü. Çoluk çocuğu üzüldü. Bedevi, hakkımızda belki bu hayırlıdır diyerek onları teselli etti. Bir kurt, yüklerini taşıyan merkebini parçaladı. Bedevi, üzülen çoluk çocuğunu yine, belki hakkımızda hayırlısı budur diyerek teselli etti. Bir müddet sonra kendilerine bekçilik eden köpekleri de öldü. Bedevi yine ailesini teselli etti.

« Devamını okuyun...

Seyyid Abdülhakim Arvasi’nin kıymetli sözlerinden bazıları

  • Tarih : 26 Ağustos 2015
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

kıymetli sözler_58412_571

 

 

 

“Her peygamber, kendi zamanında, kendi mekanında, kendi kavminin hepsinden, her bakımdan üstündür. Muhammed aleyhisselam ise her zamanda her memleketde, yani dünya yaratıldığı günden kıyamet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek, bütün varlıkların, her bakımdan en üstünüdür. Hiç kimse, hiçbir bakımdan O’nun üstünde değildir. Bu olamayacak birşey değildir. Dilediğini yapan, her istediğini yaratan, O’nu böyle yaratmıştır. Hiçbir insanın O’nu methedecek gücü yoktur. Hiçbir insanın O’nu tenkid edecek iktidarı yoktur.”

« Devamını okuyun...

Tevhıd 3 kısımdan Olusur-Dini Sohbet

1-Rubuıyet Tevhıdı

2-Uluhıyyet Tevhıdı

3-İsim ve Sıfat Tevhıdı

Rububıyet tevhıdı sudur.

aratanın Öldürenın Ölumden Sonra Tekrar Dırıltenın Rızık verenın Kaderi Belırleyenın Ve Mutlak Egemenlık Sahıbı Olanın Terbıye edenın Ve Yönetenın .

Yanlız Allah Olduğuna İman etmektır kı Mekke Müşrıklerı Tevhıdın Bu Kısmının Bırazını Kabul edıyorlar dı.

« Devamını okuyun...

İmâm-ı Kastalânî hazretleri-islami sohbet

İmâm-ı Kastalânî hazretleri, Şâfiî âlimlerindendir. 821 [m. 1418] senesinde dünyaya geldi, 923 [m. 1517]’de Mısır’da vefât etti. Çok kitâp yazdı. “Mevâhib-i ledünniyye”si meşhurdur. Bu kitabında Peygamber efendimizin faziletlerini şöyle bildirir:
Her Peygamber, kendi zamânında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden, her bakımdan üstündür. Muhammed “aleyhisselâm” ise, her zamânda, her memlekette, yani dünyâ yaratıldığı günden, kıyâmet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek, bütün varlıkların, her bakımdan en üstünüdür. Hiç kimse, hiçbir bakımdan Onun üstünde değildir. Bu, güç bir şey değildir.

« Devamını okuyun...

İmâm-ı Kisâî hazretleri-Dini Sohbet

İmâm-ı Kisâî hazretleri, meşhûr yedi kırâat imamından yedincisidir. Tebe-i tabiîndendir. 189 (m. 805) târihinde İran’da, Rey yakınlarında vefât etti. Buyurdu ki:
Hadîs-i şerîfte, (Ümmetimin yaptığı ibâdetlerin en kıymetlisi, Kur’ân-ı kerîmi, Mushafa bakarak okumaktır) buyuruldu. Yine bir hadîs-i şerîfte, (Namâzda okunan Kur’ân, namâz dışında okunan Kur’ândan dahâ hayırlıdır) buyuruldu. Hazret-i Alî “radıyallahü anh” buyurdu ki: (Namâzda ayakta iken okunan Kur’ânın her harfi için yüz sevâp verilir. Namâz dışında abdestli okuyunca, her harfi için yirmibeş sevâp verilir. Abdestsiz okuyunca, on sevâp verilir. Yürürken ve iş yaparken okuyunca, dahâ az sevâp verilir. Mânâsını düşünerek bir âyet okumak, başka şey düşünerek, bütün Kur’ânı hatmetmekten dahâ çok sevâptır. Kur’ân-ı kerîmi, güzel ses ile, Allah’tan korkarak ve hüzün ile okumalıdır. Sûre veyâ âyet okumaya başlarken Eûzü okumak vâciptir.

« Devamını okuyun...

MELEKLERİN HAZRET-İ ÂDEM’E SECDE ETMESİ-Dini Sohbet

MELEKLERİN HAZRET-İ ÂDEM’E SECDE ETMESİ

Yüce Allah buyuruyor:

“Hani Biz meleklere, Âdem’e secde (saygı) edin diye emir vermiştik. İblis’in dışında hepsi derhal secde ettiler. O (İblis) cinlerdendi, (secde etmeyerek) Rabbi’nin emrinin dışına çıktı.” (Kehf, 50)

Nurdan yaratılan ve onur, benlik gibi nefsanî duyguları bulunmayan melekler, derhal secde edip yüce Allah’ın emrini yerine getirirken,
Cin asıllı olduğundan, onur, benlik gibi duyguları bulunan İblis, ilâhî emri dinlemedi, Hazret-i Âdem’e secde (saygı) yapmadı ve fasıklardan oldu.
Yüce Allah İblis’e:

“Sana emrettiğim halde, (Âdem’e) secde yapmana engel olan nedir? dedi. İblis; Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten (ısıdan) yarattın, O’nu topraktan yarattın dedi.” (Araf, 12)

« Devamını okuyun...

İLK İNSAN HAZRET-İ ÂDEM’İN YARATILIŞI -Dini Sohbet

Madde âleminde her şey, birbirine bağımlı ve birbirini etkileyici zincirleme sebepler kuralına ve bu kurallar da yüce Allah’ın koymuş olduğu bir fıtrat kanununa tabidir.
İnsanlar, araştırma ve deneyimleri ile bazı fıtrat kanunlarının ayrıntılarına inebilir ve bazı sırlara ulaşabilirler. Ancak fıtrat kanunları üzerinde hiçbir değişiklik yapamazlar.
Örneğin; meteoroloji uzmanları soğuk ve yağışlı havaların geleceğini, doğruya en yakın bir şekilde tahmin edebilirler, ancak soğuk ve yağışlı havaların gelişini önleyemez, erteleyemez ve yönünü değiştiremezler.

« Devamını okuyun...

DÜNYADA HAYATIN BAŞLANGICI-Dini Sohbet

Yüce Allah buyuruyor:

“Allah gökten (atmosferden) bir su indirdi ve onunla (o su ile) ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdi.” (Nahl, 65)

Kızgın gaz halindeki dünyayı, canlıların yaşam koşullarına uygun bir ortama dönüştüren, güneşi, ayı ve yıldızları takdir ettiği yörüngelere oturtan, hava ve su dengesini kuran yüce Allah,
Madde âlemi için koymuş olduğu denge, düzen, çekim, fizik ve kimya kanunlarını yürürlüğe koyarak, gelişmiş bitkilerin rızkı yani gübresi olacak olan ilk tür ilkel bitkileri yaratmaya başladı.

« Devamını okuyun...

İNSANIN YARATILIŞINA DOĞRU-Dini Sohbet

Bir zamanlar insan diye bir varlık yoktu ve o güzelim doğal dünyada çeşitli hayvan türleri, doğal hayatlarını yaşamakta idiler.
Anâsır-ı erbaa denilen toprak, su, hava ve ısıdan yaratılan ve akıl duygusundan yoksun olan hayvanlar, yeme içme, havayı soluma, eşlenme, yuva yapma ve yavru yetiştirmek için koşuştururlarken, bir yandan da birbirleri ile sürekli boğuşuyorlardı.
Nurdan yaratılan ve akıllı, bilinçli ruhsal varlıklar olan melekler ise, hayvansal yaşamın ötesinde ruhsal zevkler ve manevî feyizler ile yüce Allah’ı hamd ile tesbih ediyor ve yüce Allah’ın tüm emirlerini anında yerine getiriyorlardı.

« Devamını okuyun...

Melek ve İnsan-Dini Sohbet

Mukaddime

Cennet’e ve Cehennem’e uzanan yolların kavşak noktası olan bu dünya âlemi, bir imtihan alanıdır ve imtihanın gizlilik içinde olması, aklın, mantığın, eşitliğin ve adaletin gereğidir.
Bu nedenle, yüce Allah dünya âleminde imanın gaybî (gizli) olmasını irade buyurmuş ve adına esbab (sebepler) denilen, birbirine bağımlı ve birbirini etkileyici zincirleme sebepler kuralı ile kudret ve azametini gizlemiştir.
Dünyanın, ayın, güneşin ve yıldızların ilâhî iradenin takdir ettiği yörüngelerindeki hareketliliğinden kaynaklanan bu birbirine bağımlı ve birbirini etkileyici sebepler kuralı, dünyadaki her çeşit oluşumların kaynağı ve kökenidir.

« Devamını okuyun...

Sonraki Yazılar »