Tevhidedavet

Burası archive.php şablonu, Ocak 2017 ayındaki yazılar görüntüleniyor.

Onu Melekler yıkadı

Uhud savaşına bir günlük evli olmasına rağmen Peygamber efendimizin emrine uyan Hazret-i Hanzala da katılmıştı. Savaş sona erince Müslümanlar Medine’ye dönmeye başladılar. Harbe iştirak edenlerin yakınları acaba bizden geriye dönen olacak mı heyecanı içerisinde yollara sıralanmışlardı. Bunların arasında henüz bir günlük evli olup, gece yarısı sevgili Peygamberimizin emrine uyarak harbe giden ve şehitlik şerbeti içen Hazret-i Hanzala’nın hanımı da vardı. Herkes büyük bir heyecanla harpten dönenlere yakınlarını soruyor, fakat hiç kimse kimseye cevap vermiyordu. Ancak sorulan soruları sevgili Peygamberimiz “aleyhisselam” cevaplıyordu.

« Devamını okuyun...

Onlar ev de yapacaklar mı?

Nuh aleyhisselam zamanında insanların ömürleri uzunmuş, 800 – 1000 sene yaşarlarmış. Bir kadının oğlu ölür. Kadın çok ağlar. Komşu kadınlardan biri der ki:
– Niye bu kadar ağlıyorsun, Allahü teâlânın takdiri böyleymiş.
– Elbette öyledir, ben ona ağlamıyorum.
– Ya niye ağlıyorsun?
– Yavrum fazla gün görmedi diye, annelik şefkatiyle ağlıyorum.
– Oğlun kaç yaşındaydı?

« Devamını okuyun...

O bunları ihsan olarak yapıyor

Hazret-i Ömer’in hilafeti zamanında, bir şahıs hanımının çok söylenmesi ve çekilmez bir hâl alması karşısında Hazret-i Ömer’e şikayete karar verip Halifenin evine gelir. Kapıya geldiğinde içerden sert, sinirli konuşan bir kadın sesi duyar. Bir ara kapıyı çalamaz ve mütereddit halde öyle beklemeye başlar. Biraz sonra hep kadının konuştuğunu ve halifenin sustuğunu anlayan adam, kapıyı çalmaktan vazgeçip geri dönmeye karar verir ve ayrılacağı zaman kapı açılır. Kapıyı açan Hazret-i Ömer’dir.
(Ne var, neye geldin, bir şey söylemeden niye geri dönüyorsun?) diye sorar.

« Devamını okuyun...

İftarı geciktirmek caiz mi?

Bir iş sebebiyle iftarı ne kadar geciktirmek caiz olur?

Akşam vaktinin girdiği kesin olarak biliniyorsa, önce hurma, su gibi bir şey ile oruç açılır sonra namaz kılınır. Yemeği tezce yiyip sonra namaz kılmak da caizdir. Ancak iftar sofrasında çeşitli yemekler olduğu için, akşam namazı gecikebilir. Namaz mekruh vakte kalabilir. Bu bakımdan önce namazı kılmak ve sonra yavaş yavaş yemeği yemek daha uygun olur. Vaktin girdiği kesin belli değilse, önce namazı kılmak gerekir. Daha sonra vaktin girmediği anlaşılırsa, namazı iade etmek mümkündür. Fakat vakit girmeden oruç açılırsa, oruç bozulmuş olur. Telafisi de mümkün olmaz. Vaktin girdiği kesin biliniyorsa, önce orucu açıp, namaz kıldıktan sonra yemeği yemelidir.

Hadis-i şerifte, (İftarda acele edin) buyuruldu. (Hakim) Acelenin son vaktinin, muteber kitaplarda, yıldızlar görününceye kadar olduğu bildiriliyor. Bu da takriben akşam vakti girdikten yarım saat sonradır. Hadis-i şerifte, (Yıldızlar görünmeden iftar eden, sünnetimle amel etmiş olur) buyuruldu. (İbni Hibban)

İftar duaları

« Devamını okuyun...

İftar vermenin fazileti

İftar vermenin sevabı nedir?

İftar vermek çok sevabdır. Yolda giderken bir oruçluya bir hurma veya bir zeytin verilse de iftar verme sevabına kavuşulur. Peygamber efendimiz, (Bir kimse, bu ayda bir oruçluya iftar verirse günahları affolur. O oruçlunun sevabı kadar ona sevab verilir) buyurunca, Eshab-ı kiramdan bazıları, bir oruçluyu iftar ettirecek kadar zengin olmadıklarını söylediler. Onlara cevaben (Bir hurmayla iftar verene de, yalnız suyla oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevab verilir) buyurdu. (Beyhekî)

Yine bir hadis-i şerifte, (Ramazanda bir misafire oruç açtırana Sırat köprüsünü geçmek kolaylaşır) buyuruldu. (V. Necat)

Yemek yedirmek çok sevabdır. Hele oruçluya yedirmek daha çok sevabdır. Oruç tutanın sevabı kadar sevab alır, oruçlunun sevabından eksilme olmaz.

Peygamber efendimiz, (Ramazan ayında bir oruçluyu su ile iftar ettiren, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur) buyurunca da, Eshab-ı kiram, “Su az ve kıymetli iken mi?” diye sual etti. Onlara cevaben (İsterse nehir kenarında versin, aynıdır) buyurdu. (V. Necat)

Yemek yedirmeyi nimet bilmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

« Devamını okuyun...

Birçok Gencin NAMAZA Başladığı İşte O Sohbet – Mehmet Yıldız

Mehmet_Yıldız

 

 

Birçok Gencin namaza Başladığı İşte O Sohbet – Mehmet Yıldız
Namaz kılmayanlar,namaza nasıl başlanır.sabah namazına nasıl kalkılır.
Mehmet Yıldız sohbeti izleyin.

« Devamını okuyun...

Kim bilir ne kadar dayak yiyeceksin

  • Tarih : 4 Mayıs 2016
  • Kategori : Melekler
  • Yorum Yok

Behlül Dânâ bir gün kimse yok iken Harun Reşid’in tahtına geçip oturmuştu. Çok geçmeden sarayın görevlileri geldi. Behlül’ü tahttan indirip dayak attılar. Behlül hem dayak yiyor, hem de gülüyordu.

« Devamını okuyun...

Kazdığı kuyuya düştü

  • Tarih : 4 Mayıs 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

Bir gün Ebu Cehil, Peygamber efendimize bir tuzak hazırlayarak evinin önüne bir kuyu kazdırır. Ve sonra Resulullahı evine davet eder. Peygamber efendimiz davet üzerine Ebu Cehilin evine doğru yola çıkar. Eve yaklaştığında, Cebrail aleyhisselam gelip, Ebu Cehil’in, evinin önünde tuzak için bir kuyu kazdığını söyler. Bunun üzerine Peygamber efendimiz kendi evlerine döner. Ebu Cehil ise, geri dönmesine bir mana veremeyerek kendisine sormak için arkasından koştuğunda, kapının önündeki kuyuyu unutarak, adımını atar atmaz kendi eliyle kazdığı kuyuya düşer.

« Devamını okuyun...

Üç Aylarda Okunan Dua

üç_aylarda_okunacak_dualar

 

Üç Aylarda Okunan Dua, Üç Aylara Girerken Okunacak Dua, Üç Aylar Duası Duaları.
*Allahümme barik lena fi Recebe ve Şaban ve belliğna Ramazan vahtim lena bil’iman ve yessir lena bil’kur’an.
*Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bizim hakkımızda mübarek ve bereketli kıl ve bizi Ramazan’a eriştir, iman ile son nefesimizi verdir, Kur’anı bize (okumasını ve uygulamasını)kolay kıl.” (İbn Hanbel, Müsned, 1/259)

« Devamını okuyun...

Hangi günahımızdan dolayı

  • Tarih : 21 Şubat 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

Somuncu baba, bir talebesine, bir teneke buğday verip, bunun yarısını kendin için, yarısını da benim için bir tarlanın yarısına ek der. Talebe eker. Ekinlerin yetiştiği mevsimde, tarlaya giderler, talebenin olan kısımdaki ekinler gayet iyi yetişmiş, Somuncu babanınki ise gelişmemişti. Talebeye gelişen mahsulün kimin olduğunu sorar. Talebe de utancından (Sizin) der. Somuncu baba, (Biz ahiretimiz için çalışıyorduk. Acaba hangi günahımızdan dolayı dünyamız mamur olmaya başladı da bu ekinler böyle yetişti?) der.

« Devamını okuyun...

Sonraki Yazılar »