Tevhidedavet

Burası archive.php şablonu, Kasım 2012 ayındaki yazılar görüntüleniyor.

Hadisler Ve Biz-Dini Sohbet,İSlami Sohbet

  • Tarih : 2 Kasım 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Hadislerin değişmeden bize ulaştığına nasıl emin olabiliriz?
Bu konuda ilk önlemi Efendimiz (ASM) “Kim benim üzerime yalan uydurursa, cehennemdeki yerini hazırlasın”(1) sözleri ile bizzat kendisi almış ve sahabenin bu konuda hassas davranmasına sebep olmuştur. Bundan dolayı sahabeler hadis nakli konusunda fazlasıyla itina gösterirlerdi. Örneğin Hz. Ali Efendimiz (ra): “Ben, size Rasûlullah (sav) Efendimiz’den bir şey söylerken, (öyle dikkat eder, öyle söylerim ki,) gökten yere düş (üp parça parça olmak) benim için, O’nun üzerine yalan söylemekten daha kolaydır” buyururlardı.(2)

« Devamını okuyun...

İNSANIN YARATILIŞINA DOĞRU-Dini Sohbet

Bir zamanlar insan diye bir varlık yoktu ve o güzelim doğal dünyada çeşitli hayvan türleri, doğal hayatlarını yaşamakta idiler.
Anâsır-ı erbaa denilen toprak, su, hava ve ısıdan yaratılan ve akıl duygusundan yoksun olan hayvanlar, yeme içme, havayı soluma, eşlenme, yuva yapma ve yavru yetiştirmek için koşuştururlarken, bir yandan da birbirleri ile sürekli boğuşuyorlardı.
Nurdan yaratılan ve akıllı, bilinçli ruhsal varlıklar olan melekler ise, hayvansal yaşamın ötesinde ruhsal zevkler ve manevî feyizler ile yüce Allah’ı hamd ile tesbih ediyor ve yüce Allah’ın tüm emirlerini anında yerine getiriyorlardı.

« Devamını okuyun...

Evlilik ihtiyac midir-Dini Sohbet

Yaratılışımızın hakikatinde “âcizlik” vardır. Rabbimiz kullarını birbirine muhtaç ve birbirini tamamlayacak şekilde yaratmıştır.
İnsanoğlu hayatını bir ötekiyle paylaştığı oranda mutluluğunu arttığı gibi acısı da azaltır.
“İnsanın ihtiyacını en fazla tatmin eden kalbine mukabil bir kalbin mevcut olmasıdır,” hakikatine binaen, kişi ancak yuva kurarak ihtiyacını tatmin etmektedir.

« Devamını okuyun...

Başarı ve sevginin sırrı.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Başarılı bir iş adamı olan, büyük bir zata, (Hem başarılısınız, hem de herkes sizi seviyor. Bu nasıl oluyor?) diye soruluyor. O da uyguladığı prensipleri özetle şöyle açıklıyor:
Güven: İçimizde, güvene ve sevgiye dayalı bir ateş olmalı. Çalışanları sevmeli, onlara güvenmeli. Güvenen mutlu olur. Ailede, ticarette, hemen her sahada sıkıntı güvensizlikten kaynaklanır. Güvenden ise sevgi doğar. Sevgi de başarıya sebeptir. Güven ve sevgiyi yakalayan, başarır.

« Devamını okuyun...

Sende leyen

  • Tarih : 1 Eylül 2012
  • Kategori : ŞİİR
  • Yorum Yok

ayrılığın bulaştı havaya
bahçeme düşüyor
nefesini tutamayan
sende/leyen bütün kuşlar
saldım içimden pencere önüne
hüzün gücü yüksek
pim’i çekilmiş temiz yüzlü bir çocuğu
dışarda ölüm
içerde sözyaşı
ve bir an/

öyle mağrur
öyle derin
gömülecek bütün cümleler ağzımda
ölüm aynı ölüm
ister savaş ortasında
ister ayrılığı soluduğun
yalnız/
cam kenarında bir odanın
nefesimi tutabildiğim kadar
dur,
öldüğüm kadar
gitme…

yazar servet afşar

« Devamını okuyun...

Yâ Rabbî, sen her şeyi biliyorsun

  • Tarih : 30 Ağustos 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Hûd âleyhisselâm, kavminin yola gelmeyeceklerini anlayınca, suyu tatlı olan Vâdi-i Nûh denilen yere geldi.
Abdest aldı.
Namaz kıldı.
Sonra el kaldırıp;
“Yâ Rabbî, sen her şeyi biliyorsun. Ben onlara teblîğ ettim. Azâb ile korkuttum, fakat îmân etmiyorlar. Ey Rabbim! Sen onlara uyarıcı bir musîbet ver. Ola ki îmân ederler. Yine îmân etmezlerse, onları öyle bir azâb ile helâk eyle ki, daha evvel ve daha sonra hiçbir kavim öyle bir azâb ile helâk edilmiş olmasın” diye yalvardı.
Duâsı kabûl oldu.
Azâb alâmetleri başladı.
Üç yıl yağmur yağmadı.
Akan pınarları kurudu.
Ağaçları sararıp soldu.
Meyve vermez oldular.
İrem bağları yok oldu.
Kuraklık, kasıp kavurdu.
Hayvanları telef oldu.
Kendileri de bir yudum suya ve bir lokma ekmeğe muhtâç hâle geldiler.
Hazret-i Hûd’a gelip;
“Sen doğru sözlü, duâsı makbûl, yardım sever, iyilik sâhibi, emîn bir zâtsın. Duâ et de, bundan sonra davarlarımız kırılmasın. Yağmurlar yağsın. Bolluk meydana gelsin” diye yalvardılar.
Hazret-i Hûd;
“Dediğiniz olursa, îmân edip günahlarınıza tövbe eder misiniz?” diye sordu.
Evet diyemediler.
Yüzlerini buruşturdular.
Geri dönüp gittiler.
Sonra gelip;
“Ey Hûd! Sen bize, Peygamber olduğunu gösteren bir mucize göstermedin” dediler.

« Devamını okuyun...

Mescidde) Defnetmenin Câiz Olduğu Hakkında Bir Fasıl,Dini Sohbet

  • Tarih : 25 Ağustos 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Bil ki; kabir üzerine bina, ya defin işinden önce ya da defin işinden sonra yapılır. Cenâzenin eve, mescide, avluya veya sâhibinin defnedilmek içün kendisine önceden hazırladığı bir kubbenin altına gömülmesi, binanın definden önce yapıldığını gösterir. Defin işinden sonra yapılan

« Devamını okuyun...

Vera sahibi olmak için,Dini Sohbet

  • Tarih : 25 Ağustos 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Sual: Vera sahibi olmak için, nasıl hareket etmek gerekir? CEVAP: İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Şu on şeye riayet etmeyen, tam vera sahibi olamaz: 1- Gıybet etmemeli. 2- Müminlere suizan etmemeli, kötü bilmemeli. 3- Kimseyle alay etmemeli. 4- Namahreme bakmamalı. 5- Doğruluktan ayrılmamalı. 6- Kibirlenmemeli. 7- Malını haramlara harcamamalı. 8- Nefsi için makam ve mevki istememeli. 9- Beş vakit namazı vaktinde kılmayı, birinci görev bilmeli. 10- Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği iman ve amellere uymalı. (2/66)

« Devamını okuyun...

Gerçek iflas nedir.

  • Tarih : 25 Ağustos 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, vasiyetnamesinin sonunda, (Hiç kimsenin kalbini incitmeyin!) buyuruyor. Başarının sırrı bu dört kelimededir. Bir hizmet, bir iş yaparken, gıGerçek iflas nedir.ybetle, dedikoduyla, iftirayla, münakaşayla, sertlikle kimsenin kalbini incitmemeli. İnsanların kalbini kırıp, kul hakkına girdikten sonra, yaptığımız iyiliklerin hiç faydası olmaz. Sevaplarımız hak sahiplerine verilir, bu da az gelirse, onların günahlarını yükleniriz. İşte buna iflas denir.
Evliya az konuşur, çok şey anlaşılır. Çok şey söyleyip de, en sonunda her şey unutulursa onun kıymeti yoktur. Büyüklerden işittiklerimizi unutmuyoruz. Çünkü evliya zatların sözleri, kalblerinden çıktığı için, o sözlerde rabbani tesir vardır. Merhum hocamız, bunu çok güzel bir örnekle anlatıyor:
Dünyada herkes mektup yazmıştır. Âlimler ve evliya zatlar yazmıştır, İmam-ı Rabbani hazretleri de mektup yazmıştır. Ama onun mektupları kitap olmuştur. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri (Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden sonra Mektubat ayarında bir kitap yazılmamıştır) buyuruyor.

« Devamını okuyun...

Kur’ân-ı Kerîm’de Rüyaların Yorumu ve İlgili Rüya Ayetleri,Dini Sohbet

İnsanın uyku halinde gördüğü düşler de, mevcut bilimsel verilerle açıklanması kolay olmayan, dinler ve çeşitli kültürler tarafından değişik açıklama ve ilgilere konu olan bir muammadır.

Sebebi ve kaynağı nasıl açıklanırsa açıklansın tarihin hemen her devrinde insanların rüya ile ilgilendiği, onları yorumlayarak mânalar çıkarmaya çalıştığı görülür. İlk dönemlere ait birçok kültürde rüyada yaşananların uyanıkken yaşananlar kadar net ve gerçek olduğu var sayılırdı. Eski Mısırlılar, Bâbilliler ve Asurlular’da rüya tabiri gelenek haline gelmişti. Kâhin ve büyücülerin en önemli görevlerinden biri rüyaları yorumlamaktı. Kitâb-ı Mukaddes de dahil olmak üzere birçok Ortadoğu ve Asya kaynaklı metinde kehanet içeren rüyalardan bahsedilir.

« Devamını okuyun...

Sonraki Yazılar »