Tevhidedavet

Burası archive.php şablonu, Ocak 2017 ayındaki yazılar görüntüleniyor.

Resulullahın sana selamı var

  • Tarih : 29 Ocak 2017
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

Resulullahın sana selamı var

Borcunu ödeyemeyen bir fakir, Ravza-i Mutahhara’ya gelip: (Ya Resulallah, şefaat buyur, borcum var ödeyemiyorum) diye hâlini arz etti. Az sonra uyku bastırdı, uyuyakaldı. Rüyasında Peygamber efendimizi gördü.

Efendimiz aleyhisselam, (Falan yere git, orada şöyle bir zengin var, ona selamımı söyle, borcun kadar parayı iste. Doğru söylediğine delil isterse, her gün bana 100 salevat getirmeden yatmazdı, dün unuttu.. Onu hatırlat da bu akşam getirsin) buyurdu.

« Devamını okuyun...

Onu Melekler yıkadı

Uhud savaşına bir günlük evli olmasına rağmen Peygamber efendimizin emrine uyan Hazret-i Hanzala da katılmıştı. Savaş sona erince Müslümanlar Medine’ye dönmeye başladılar. Harbe iştirak edenlerin yakınları acaba bizden geriye dönen olacak mı heyecanı içerisinde yollara sıralanmışlardı. Bunların arasında henüz bir günlük evli olup, gece yarısı sevgili Peygamberimizin emrine uyarak harbe giden ve şehitlik şerbeti içen Hazret-i Hanzala’nın hanımı da vardı. Herkes büyük bir heyecanla harpten dönenlere yakınlarını soruyor, fakat hiç kimse kimseye cevap vermiyordu. Ancak sorulan soruları sevgili Peygamberimiz “aleyhisselam” cevaplıyordu.

« Devamını okuyun...

Hakimin üç kusuru

  • Tarih : 14 Şubat 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

hakimin üç kusuru

Hazret-i Ömer, hilafeti zamanında Hımıs ileri gelenlerine bir mektup yazıp, çevredeki fakirlerin kendisine bildirilmesini isteyerek yardım edeceğini bildirdi. Hımıs’lılar Şam ve civarında bulunan fakirlerin bir listesini Halife Hazret-i Ömer’e arzettiler. Hazret-i Ömer gelen listeyi açıp baktığında listenin başında kadı olarak tayin ettiği Sa’d bin Amir’in ismini görüp listeyi getirenlere hakiminin mali durumunu sordu. Onlar, (Hakimimiz hakikaten gayet fakirdir. Elinde avucunda olanı fakir fukaraya dağıtıyor, rüşvet olacağı korkusundan, bizim de en küçük bir hediyemizi bile kabul etmiyor) dediler.

« Devamını okuyun...

Eski bir çorabı bile götüremedim

  • Tarih : 12 Ocak 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

tevhidedavet
Adamın biri oğluna; (Senden iki isteğim var, birincisi, öldüğüm zaman ayağımın birine eski bir çorap giydirmeyi ihmal etme. İkincisi ise şu ağzı kapalı mektubu beni defnedinceye kadar açma, defnettikten sonra aç oku) diye vasiyette bulundu.

Zaman geldi adam öldü. Kefeni saracağı zaman, oğlu babasının vasiyetini arz ederek, (Babama mutlaka bir eski çorap giydireceğiz) dedi. İmam, (Olmaz, dinimize göre ölü kefenden başka bir şeyle gömülmez) dedi. Çocuk ısrar etti, ama fayda vermedi. Definden sonra oğlu babasının bıraktığı mektubu okumaya başladı:

« Devamını okuyun...

Bizden ne işittiyse hemen inandı

  • Tarih : 6 Aralık 2015
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

hemen_inandı

 

 

 

Anadolu’da yetişen en büyük velilerden biri olan Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin talebelerinden biri de, Fatih’in hocalarından Akşemseddin idi. Hacı Bayram hazretlerine bağlanışından kısa bir zaman sonra zekası, en önemlisi de şeyhine tam teslimiyeti sayesinde icazet [diploma] aldı ve irşadla görevlendirildi. Akşemseddin’in bu başarısı diğer müridler arasında kıskançlığa sebep oldu. Bunlardan biri Hacı Bayram hazretlerine sordu:

« Devamını okuyun...

Şeytanın en sevmediği İnsanlar Kimler

8Şeytanın en sevmediği İnsanlar Kimler.

1- Yüce Allah’a ve Hz. Peygamber’e (s.a.v.) iman edenler.
2- Kuran-ı Kerim’i bilip içindekileri yaşayanlar.
3- Fakir, yetim ve düşkün olanları koruyanlar.
4- Helal kazanan ve helal kazancıyla iyilik yapanlar.
5- Mallarının zekâtını verenler.
6- Beş vakit namazlarını kılanlar.
7- Gönlü, gözü ve ruhu camiye ve dinine bağlı genç erkek ve kızlar.
8- Daima abdestli gezenler.
9- Dillerinden dua ve zikir düşmeyenler.
10- Merhametli ve affedici olanlar.
11- Öfkesine sahip olanlar.
12- Kin, nefret gibi duygulardan uzak olanlar.
13- Müslüman kardeşinin kusurunu, ayıbını örtenler.
14- Başkasının iffetini kendi iffeti bilenler.
15- Cömert ve eli açık olan kişiler.
16- Sadece çevresine, dostlarına, tanıdıklarına değil, her mazluma ve muhtaca el uzatanlar.
17- Mütevazı, kendini küçük gören edepli insan.
18- Gıybet etmeyen, iftira atmayan, söz taşımayan, kötü konuşmayan, kötü zan beslemeyen kişi.

« Devamını okuyun...

Evde pedikür nasıl yapılır

  • Tarih : 1 Eylül 2014
  • Kategori : Genel
  • Yorum Yok

Evde pedikür nasıl yapılır,Ayak bakımı için illa kuaföre gitmenize gerek yok. Birkaç basit malzemeyle pedikürünüzü evde kendiniz de yapabilirsiniz.Tüm günün yorgunluğunu çeken ayaklarınıza sık sık bakım yapmalısınız. Akşam tüm işleriniz bittikten sonra ayaklarınızı uzatıp dinlenmeden önce pedikürünüzü yapın.

Peki evde pedikür nasıl yapılır?

Ayak bakımı yapmak için aslında en uygun zaman banyo sonrasıdır. Cilt yumuşak, tırnaklar ise daha esnek hale gelir.

Banyo sonrası yapmayacaksanız eğer, ayaklarınızı on dakika kadar ılık su doldurulmuş ve bir kaşık tuz atılmış kabın içinde bekletin. Daha sonra ayaklarınızı sudan çıkartarak durulayın. Topuklar gibi ölü deri yüzünden kalınlaşmış bölgeleri ponza taşıyla ovun. Tahrişlere yol açmamak için cildin hassas olduğu yerleri ovmaktan kaçının.

Şimdi sıra tırnak etlerinizde; küçük bir tahta çubukla iyice yumuşamış olan etleri içeri doğru itin. Bu yöntem, tırnak etlerini kesmeye kıyasla hem çok daha kolay hem de daha risksiz. Sadece tırnakların, özellikle de baş parmak tırnaklarının kenarlarında bulunan ölü derilerin ucunu kesebilirsiniz, çünkü bunlar bazen geriye itilemeyecek kadar serttir.

Bundan sonra yapılacak son iş tırnakları kesmek. Bu işlemde en fazla dikkat etmeniz gereken nokta tırnakların yanlarını çok derin kesmemek ve küt bırakmamak. İçeri doğru fazla fazla kesilerek oyulan tırnak kenarları ileride batık tırnak oluşmasına yol açabilir ki bu da son derece can sıkıcı, acı verici bir durumdur.

Şimdi tırnaklarınızı törpülemeye başlayabilirsiniz ama metal bir törpüyle değil! Son zamanlarda çıkan kalın karton törpüler bu iş için çok daha uygun, çünkü tırnakları kırmıyorlar. Törpüledikten sonra ayaklarınızı tekrar durulayın ve kurulayın.

Artık sıra işin en zevkli kısmı olan ojeyle pedikür işlemini tamamlaya geldi. Yalnız bu işleme başlamadan önce parmaklarınızı bir parça pamuk yardımıyla ayırın.

« Devamını okuyun...

Âdem aleyhisselâm Rasûl müdür Nebî midir Dini Sohbet

Âdem aleyhisselâm Rasûl müdür Nebî midir Dini Sohbet,Âdem aleyhisselâm Rasûl müdür Nebî midir?
Allâme Şeyh Muhammed b. Sâlih el-‘Useymîn rahimehullah’a soruldu:

Soru: Âdem aleyhissalâtu ve’s-selâm rasûl müdür nebî midir?

Cevap: Âdem rasûl değildir, ancak nebîdir. Nitekim İbn Hibbân’ın Sahîh’inde tahrîc edilen hadîsde şöyle rivâyet edilmiştir: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e “Âdem nebî midir?” diye soruldu. Şöyle buyurdu: “Evet, konuşulan bir nebî idi.” [Ahmed (21036)] Ancak o, rasûl değildi. Bunun delîli Yüce Allah’ın şu buyruğudur: “İnsanlar tek bir ümmet idi. Derken Allah müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak nebîler gönderdi.” [Bakara, 213] Yine Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in şefaat hadîsindeki şu sözü de bunun delîlidir: “İnsanlar Nûh’a gider ve derler ki: Sen Allah’ın yeryüzü halkına gönderdiği ilk rasûlsün.” [Buhârî (3361); Müslim (194)] Bu Nûh’un ilk rasûl oluşu hakkında sarîh bir delîldir.

Fetâvâ fi’l-Akîde (1/416)

« Devamını okuyun...

Dinimizde İnşallah Maşallah Var mıdır

  • Tarih : 5 Ağustos 2014
  • Kategori : Cennet
  • Yorum Yok

kehf-23-24-1024x759Dinimizde İnşallah Maşallah Var mıdır,Allah’ı günlük hayatına çoğu kişinin dahil ettiğini görmeyiz. Hayattan beklentilerle, günlük kısa dualar yapar kimi. Kimi namaz kılar ama namazları dışında yaratıcısıyla bağlantısı yokmuş gibi davranır. Oysa bizim her an Yaratıcımızla bağlantımız vardır. Sürekli O’na yönelen bir yaşayış içerisinde olmalıyız.
Mümin, kendisini Allah’a adamıştır. Allah’ı çokça düşünür, hayatında Allah rızasını kazanmak hep birinci plandadır.
Toplum içinde çok duyduğumuz kelimelerdendir maşallah, inşallah, elhamdülillah.
Bu güzel kelimeleri söylemek aslında Allah’ı anmak demektir. Malesef ki pek çok kişi, bu güzel kelimeleri içini boşaltarak kullanıyor. Maşallah ”nazar değmesin” demek olmuş, inşallah ”umarım olur” demek olmuş. Bu kelimeleri söylerken kalben gerçekten Allah’ı ananların sayısı çok az bence. Oysa Elhamdülillah “Övgü Allah’adır” demek; Maşallah ”Allah yaratmış-Allah’ın sayesinde olmuş-Kuvvet Allah’tandır” demek; İnşallah da ”Allah dilerse” anlamına gelmektedir. Bu anlamları bilerek ve üzerinde anlık olarak düşünerek, bu kelimeleri söyleyen biri; Allah’ı anmada, bu kelimeleri içini boşaltarak kullananlara göre bir adım öndedir.

« Devamını okuyun...

Peygamberimizi Saymak Ve sevmek

Peygamberimizi Saymak Ve sevmek Peygamberimizi sevmenin en güzel örneğini onun ashabı verdi. Onlar “Peygamber, müminlere kendi öz canlarından daha önceliklidir” ayetinin ilk muhatabıydılar. Onlar, “De ki: Sizden bu çabam karşılığında bir ücret istemiyorum; istediğim tek şey içinde yakınlık olan bir sevgidir” ayetinin ilk muhatabıydılar.
Ayetin anahtarı, “içinde yakınlık olan” diye çevirdiğim “fil-kurbâ” ibaresidir.Bu anlaşılmadan, ayet anlaşılamaz. Ne yazık ki, bu ayet söz konusu olduğunda en az anlaşılan veya anlaşılmayan da budur. İçinde yakınlık bulunan bir sevgiyi anlatmadan önce, içinde yakınlık bulunmayan bir sevgiyi tasvir etmek lazım.
İçinde yakınlık bulunmayan bir sevgi, uzak bir sevgidir. Bunun daha açık ifadesi, “uzaktan sevmek”tir. Bir başka ifadeyle, sevginin bedelini ödememek için sevilene uzak durmak, bile isteye onun yanında, yöresinde, hizasında, arkasında yer almamak, onun mücadelesine katılmamaktır. Özetle, bedava sevmektir.

« Devamını okuyun...

Sonraki Yazılar »