Tevhidedavet

Burası archive.php şablonu, Şubat 2016 ayındaki yazılar görüntüleniyor.

Hocamdan tek şey öğrendim

  • Tarih : 26 Şubat 2016
  • Kategori : Menkıbeler
  • Yorum Yok

Bir gün bir âlime, yakınlarından biri, (Sen hep hocam hocam diyorsun, anlat bakalım sen hocandan ne öğrendin?) diye sorar. Talebeleri merak ederler, bu kadar geniş bir soruya ne cevap verecekler diye. Kim sevilir, kim sevilmez bunu öğrendim der.
Evet hubbi fillah buğdi fillah imanın şartlarındandır. Yani Allah için sevmek, Allah için buğzetmek.

« Devamını okuyun...

Dört kuş dört arzu

dört_kuş_dört_arzu

Bir gün İbrahim aleyhisselam, kokmuş, parçalanmış bir ceset görüp, Allahü teâlâya der ki:
– Ya Rabbi, parçalanmış bu cesedi elbette diriltirsin. Bunun nasıl diriltildiğini bana göster ki, gözümle görüp kalbim mutmain olsun!

Cenab-ı Hak buyurdu ki:
– Dört ayrı cins kuş bul ve hepsini kes! Her kuşu yedi parçaya böl, her birinden birer parça alarak yedi dağın üzerine koy! Dört kuşun başlarını elinde tut! Sonra, (Allah’ın izni ile gelin!) de!

« Devamını okuyun...

Mirasta adalet -Dini Sohbet-İSlami Sohbet

  • Tarih : 7 Kasım 2012
  • Kategori : Genel
  • Yorum Yok

Bir hanımı ve dört kızı bulunan adam ölünce mirası nasıl paylaşılır? Hanımın, kızlarını razı ederek kocasının bütün mallarını kendi üzerine geçirme niyetinden söz ediliyor. Böyle bir işlem helâl olur mu?”

Ölüm hak, miras helâl denmiştir. Adalet ise Allah’ın emridir.

Helâl olan miras adaletle dağıtılırsa kul hakkı söz konusu olmaz. Aksi takdirde kul hakkı söz konusu olur ve mahşerde hesabını ödemek insana sıkıntı verir.

Kur’ân miras hukukunu ihmal etmemiş; hükümler koymuş, oranlar belirlemiştir.

Mirasta hukuken herkes sadece kendi hissesini alır. Helâl olan budur. Eşin miras hakkı ne ise, alacağı miras sadece o kadardır.

Eşin, kocasından kalan bütün mallara el koyması halinde veya kendisi için belirlenen paydan fazla hisse alması durumunda, bu durum kul hakkını mucip olur. Hissedar çocukların saygıdan ses çıkarmamaları durumu değiştirmez, kul hakkını hükümden kaldırmaz.

Nitekim Kur’ân’ın hükmü açık ve nettir: “Çocuğunuz varsa, hanımlarınız mirasınızdan sekizde bir alırlar. Bu hisseler de, borcunuz ödenip vasiyetiniz yerine getirildikten sonradır.” 1

Âyetin hükmüne göre mirasın sekizde biri eşe tahsis edilecek, sekizde yedisi ise dört kız arasında pay edilecektir.

Hesaplamada bir kolaylık: Sekizde yediyi dört kıza daha rahat paylaştırmak için, sekizi dört kat arttırıp bölenlerinden otuz ikiye tamamlamak mümkündür. Bu durumda otuz ikide dördü eşin; otuz ikide yirmi sekizi dört kızın olacaktır. Kızın her birine otuz ikide yedi hisse düşecektir.

Dipnot:
1- Nisâ Sûresi: 12.

« Devamını okuyun...

Camiye çorapsız girmenin sakıncası var mı-Dini Sohbet

  • Tarih : 7 Kasım 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Camiye çıplak ayakla girmenin bir sakıncası var mıdır?”

Evde kendi seccademizde çıplak ayakla namaz kılmanın bir sakıncası yoktur.

Fakat camiler toplu ibadet yerleridir. Toplu ibadet yapılan kapalı mekânları kendi özel hanemiz gibi algılamamız elbette doğru olmaz. Camilerde hem herkesin hakkı ve hukuku vardır, hem de sorumluluğu vardır. Oraları temiz tutmak, havasını, halısını kirletmemek herkesin görevi bulunmaktadır.

« Devamını okuyun...

Allah’ın affetmediği günah yoktur

  • Tarih : 7 Kasım 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Hemen başta belirtelim ki günâhlardan kaçınmak herkese farzdır. Tevbe edilmeyen herhangi bir günâhtan Allahü teâlâ intikam alabilir. Çünkü gazâbını günâhlar içinde saklamıştır… Kulunu, bir günah yüzünden büyük azaba maruz bırakabilir. Yüz bin sene ibadet eden iyi bir kulunu, sonsuz olarak Cehenneme koyabilir. Mesela yüz bin sene itaat eden İblis, kibrederek secde etmediği için sonsuz olarak Cehennemlik oldu… Âdem aleyhisselamın oğlu, bir adam öldürdüğü için ebedi Cehennemlik oldu… Her duası kabul olan Belam-ı Baura, bir günaha meylettiği için imansız gitti… Karun zekat vermediği için malı ile helak oldu. O halde her günahtan kaçmaya çalışmalı.

« Devamını okuyun...

Sebr ve taksim burhanı ne şekildedir ve nasıl uygulanır-Dini Sohbet

  • Tarih : 4 Kasım 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Sebr ve taksimin burhanı ne şekildedir ve nasıl uygulanır? Mümkünse örnekte verin.
Sebr ve taksim burhanı, çeşitli ilimlerde olduğu gibi usul-u fıkh’ta da kullanılan ve birçok yerde hüccet olan bir burhandır. Ancak ona her zaman güvenilmez; zira mantık kitaplarında gelen dört şekil ispat metotlarından yoksundur. Bu konuda önce bu burhandaki sözcüklerin açıklamasını yapacağız:

« Devamını okuyun...

Kuranla Yaşamak,Dini Sohbet-islami sohbet

  • Tarih : 3 Kasım 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

Kuranla Yaşamak,Dini Sohbet-islami sohbet,kuran-ı kerimi bütünüyle yaşaya bilmek.Hidayeti dilemekle mümkündür.hidayet ”allaha ulaşmayı dilemektir.”
ALİ İMRAN-73:kul innel hudâ hudallâhi
Muhakkak ki hidayet Allah’a ulaşmaktır
BAKARA-120: kul inne hudâllâhi huvel hudâ
DE Kİ:MUHAKKAK Kİ ALLAHA ULAŞMAK(ALLAHIN KENDSİNE ULAŞTIRMASI)İŞTE O HİDAYETTİR.32/SECDE-9: Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’ideh(efidete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

« Devamını okuyun...

Meleklerin Duası-Dini Sohbet

  • Tarih : 30 Eylül 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • Yorum Yok

dini sohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat
Meleklerin Duası
Ebû Hüreyre radıyallahu anh”den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Sizden biriniz, abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde oturduğu müddetçe, melekler kendisine:
– Allah”ım! Bunu bağışla, buna rahmetinle muamele et, diye dua ederler.“
Buhârî, Ezân 36. Ayrıca bk. Müslim, Mesâcid 276; Ebû Dâvûd, Salât 20; Tirmizî, Salât 245; Nesâî, Salât 40; İbni Mâce, Mesâcid 19
1. Rasûlullah Efendimize Salavat Getiren Kişiye Melekler Dua Eder
Allah (c.c), Ahzâb sûresinde; “Allah ve melekleri Peygamber’e salavât getirirler. Ey mü’minler! Siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (el-Ahzâb, 33/56) buyurarak

« Devamını okuyun...

Yüzünü âhirete çeviren, kurtulur-Dini SOHBET

  • Tarih : 25 Eylül 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • 1 Yorum

İmân ile küfür birbirlerine zıt olduğu gibi, âhiret de, dünyânın zıddıdır. Dünyâ ve âhiret bir araya getirilemez. Âhireti kazanmak için, dünyâyı yani harâmları terk etmek lâzımdır. Dünyâyı terk etmek, iki türlüdür:
Birincisi, bütün harâm olan şeylerle berâber, mubâhları da, yani günâh olmayan lezzetlerin çoğunu da bırakıp, yaşamak için zarûrî olan miktârını kullanmaktır.
İkincisi, dünyâda harâm ve şüpheli şeylerden kaçıp mubâhları kullanmaktır.
Resûlullah efendimiz, eshâb-ı kirâmdan Mu’âz ibni Cebel hazretlerine hitaben buyuruyorlar ki:

« Devamını okuyun...

Dünyâda yolcu gibi yaşaNmalı.Dini Sohbet

  • Tarih : 25 Eylül 2012
  • Kategori : Dini Sohbet
  • 1 Yorum

Hakiki hayât, âhiret hayâtıdır. Dünya hayâtı, hakikat olan âhiret hayâtının aynadaki görüntüsü gibidir. Nasıl ki aynadaki görüntü, bir müddet durur ve karşısındaki hakikat çekilince yok olursa ve bir ipe bağlı taş da, çevrilmeyince daire görüntüsü kaybolursa, dünya da, bir gün kaybolacak görüntüden ibarettir. Vehim ve hayâlin arkasından koşmak, hayâlperestliktir. Hayâlin ise, ideâli olmaz. İnsanın ideâli, gayesi, maksadı, hayâlhane olan bu dünya olmamalıdır. Bu sebeple, hayâl olan dünyanın peşinde koşan bir kimse, ya bunları idrâk edemeyecek, anlayamayacak derecede ahmaktır veya çok gâfildir. Zira Peygamber efendimiz;

« Devamını okuyun...

Sonraki Yazılar »